Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

O hep Yaşar Kemal...

01 Mart 2015, Pazar - 19:43
Ortaokul sıralarında ilk kez tanıştım...
Ustanın, kelimeleriyle...
Bir yazımın nasıl yapıldığının hayranlığında...
Takılı kaldım...
Sayfaları tekrar tekrar okuyordum...
Coşkun akan bir nehrin seline kapılmış misalı...
İyi de o güne dek hiç mi kitap okumamıştım..
Elbette okumuştum okumasına da...
O bir başkaydı...
Bizi bize öyle bir anlatıyordu ki..
Şaşkınlığımın abesliğinde sorgudaydım...
Dökülmüş her satıra...
Artık hayatı algılayaşımda, kitablara bakışımda, yol alışımda değişmişti...
Yaşanmışlıkları kaleme alan bir ustanın, kelimelerle yaratımınındaki mahareti büyüleyiciydi.
Bir kitabın nerelere nasıl götürebildiğine şahitlik  etmenin büyük coşkusundaydım artık...
Yazmanın ne demek olduğunu, edebiyatı telefuz etmenin acemiliğindeyken, içim titreyerek kelimelerin gücüne vakıf oldum...
Tasvir nasıl yapılırmışın en büyük ders vereniydi...
Zihin gençken şekle büründü sayesinde..
Hayallerim büyüdü...
“Yazar olmalıyım” diye tekrar yapmaya başladı...
Küçücük zihnim, küçücük yüreğim..
Her yaş alışımda başka başka eserleri omuz oldu, umut oldu, bilgi oldu, ders oldu, mutluluk, mutsuzluk...
Yani hayat öğretmenim oldu, benden bi habersiz...
Bir ben mi, kimbilir kimlere...
Gazeteciliğe ilk başladığım yıllardı...
Bir hayal gerçek oldu...
Ellerim ilk kez titredi tokalaşırken, kalbim hız kazandı heyecandan...
Merhaba öyle zor döküldü ki...
Öylesi küçüldüm ki büyüklüğünün mütevaziliğinde...
Kolay mı  Yaşar Kemal ile tanışmak...
Kanıt misali bir de yan yanyana geçip resim çektirdim..
Arşıvimin en özelinde...
Konuşmaları beynime yüreğime kazındı...
Kelimeleri yürekten döken ustalığını mütevaziliğiyle es geçen...
Yaşar KEMAL
Işığın için minnettarım...
Elime kalem aldım, hayranlığımı sunmak adına...
Tasvirin ustasına tasvir ne mümkün....
O hep YAŞAR suya değil gönüle yazılmış kelimeleriyle....