Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Gülümse
Gülsen GürGülsen Gür

Nüfus yaşının arifesinde...

14 Ocak 2013, Pazartesi - 16:46
Bu gün kendime *Gün* yaptım....Adını da koydum * Dünya kitap okuma günü *....
Dünya da her şeye bir gün koyuyor lar ya....
Herkes o gün kahraman kesilir....Politikacıların eline koz geçmiştir nutuk adına....
Sevgililer bir sever ki birbirllerini ! Değil çiçekçi dükkanları....Sokak satıcıları da bitirmiştir kırmızı güllerini....İlk defa yok satarlar.....
Hele bir * Kadın hakları günü * vardır ki...Tabii istisnalar hariç en kahramanlar bugün devrededir.'' Kadına kalkan el kırılsın nutukları atan '' evde kadının belinde kırar sopayı....
Yaşanmışlığa gerek yok. Gazetelerin üçüncü sayfalarını oku...
Ne çok roman çıkar...... Nede çok senaryo...
Gün dedim nerelere geldim...Okul hayatımın bitimiyle başlayan çalışma hayatım, tam otuz sene sürünce...Ev hanımlarının * GÜN * leri ile tanışmadım hiç....
Ama kendime boş bolduğum her an....Çocuğumu ayağımda sallarken, Çorba karıştırırken...Tren de...otobüs de...uçak da...deniz otobüsün de...Park da bankta...
Velhasıl fırsat bulduğum minicik zaman dilimlerini Kendime * Kitap anı* yaptım....
Bugünkü de onlardan biri ve uzun soluksu....Eski şiir kitaplarımı karıştırdım...
Ağabeyimden kalan...Hepsi sararmış...neredeyse beje dönmüş renkleri.....
Basım tarihleri şaşırttı beni....1947.....1951......1964 .....1968.....öylece gidiyor...
Basım yerleri: Varlık yayın Evi..Kültür Kitapevi..Ekin Basımevi...Baha Matbaası ...Berkalp Kitapevi....Alpay Yayınları...Tekin Yayınevi....v.s Hepsi minicik cep kitapları...
Şemsi Belli...Attila İlhan ...Ümit Yaşar Oğuzcan. Hepsinin her baskısından mevcut...
Esas önemlisi kocaman bir cilt...* ŞİİR ANTOLOJİSİ * içinde yok yok....
Ama biri var ki.....
Daha 15 Kasımda doğumunu kutladığım büyük üstad Nazım Hikmet Ran....
Yazının devamından öğreniyorum.... iki ay için yaşı büyük olmasın diye ailesinin doğumunu nüfusa 15.ocak.1902 diye yazdırdığını...
Tanrı bu kanarmı ???...''.Vaktin zamanın geldi '' diye ...Hürriyet ve sevda yorgunu kalbini durduruvermiş...5.Ocak.1965 de.....Şiirlerine ve onu çok seven okuyucularına veda edemeden....
Kendime ve hislerime şaşırıyorum yine..... Nüfus yaşının arifesinde Nazım Hikmetle
merhabalaşmama....Gençliğimizden bu yana hepimizin aşk sözcümüz olmuş bu değerli Şaairimizi anlatmak beni aşar...
*Mavi gözlü dev *.....* Güzel yüzlü şair * lakaplı büyük şairimiz
Kendisini kendi anlatsın.......O hepimizin çok sevdiği unutulmaz şiiri ile.....
xxx
Hoş geldin kadınım benim....hoş geldin.....yorulmuşsundur....
Nasıl etsem de yıkasam ayaklarını....
Ne gülsuyum....ne gümüş ibriğim var....
Susamışsındır..... buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim....
Acıkmışsındır beyaz örtülü sofralar kuramam....
Memleket kadar yoksuldur odam.....
xxx
Ayağını basdın odama....
Kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi.....
Güldün ....Güller açıldı penceremin demirlerinde....
Ağladın avuçlarıma döküldü inciler.....
Gönlüm gibi zengin.....Hürriyet kadar aydınlık oldu odam.....