Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Konuk Odası
Kınar PapazyanKınar Papazyan

Ne güzel hediye

10 Mart 2011, Perşembe - 16:37

Lazoğlu sülalesinin yilarca bekledigi ilk torun geliyordu; herkes büyük heyacanla o günü bekliyordu.

Nihayet o gün gelip çatmıştı.

O kadar sevimli, kartopu gibi beyaz, gözlerinin içi gülen, çok ama çok sevimli bir bebekti.

O zamanlarda büyükbabalar isim koyardı bebeğe...

Rahmetli babam "Bu bize Tanrı'nın niveri (hediyesi), onun için ismini Niver koyuyorum" demişti.

Hakikaten bir niverdi o...

Her şeyi ile tüm sülalenin, ayrıca bütün sokağın sevgilisi olmuştu; elden ele, kucaktan kucağa gidip geliyordu Niver...

Yıllar su gibi akıp geçti ve bugünlere ulaştık çok şükür...

Bugün bu satırları yazmamın nedeni, sizlerin dostu, sevgilisi, yoldaşı, meslektaşını, sevgili Niver'imi bir de benim gözümle görmenizi istememdi.

Niver'imin ilk gazetecilik aşkı lise dönemlerinde başlamıştı, hep "Gazeteci olacağım" demişti.

Ancak babasının isteği doğrultusunda avukat olması gerekiyordu.

Niver babasını kırmak istemiyordu ama ilk tercihini hukuk yazmaya da eli gitmiyordu.

Yanına oturdum, dedim ki "Ne olmak istiyorsun?"

"Gazeteci..."

"O zaman ilk tercihini gazetecilik yaz, ikinci tercihini de hukuk..."

Ve Niver, ilk tercihi olan Gazetecilk ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu'nu kazandı.

Yüreğinin sesine kulak vermiş ve gazeteciliğe giden uzun yola ilk adımını atmıştı.

"Sevinçten burnumun kemiği sızladı" derler ya...

O duyguyu, Niver'in üniversiteye girdiği haberini aldığımız gün yaşadım; bunu da sizlerle bu satırlarda paylaştım.

Ne mutlu bana...