Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Konuk Odası
Sosi CindoyanSosi Cindoyan

Nasıl bir sevgiyse...

05 Kasım 2011, Cumartesi - 02:25
Günümüzde artık televizyonda, gazetelerde, dergilerde, internette, her yerde ama her yerde hayvan sevgisinden bahsediliyor. Hayvanları sevecekler de nasıl sevecekler ! Bunu izah etmek gerekir mi izce? Bazıları hayvanların canlı olduklarını unutuyor, onların da tek başlarına hayatta kalabilmelerinin çok zor olduğunu, yaşayabilmeleri için tek başlarına imkân yaratamadıklarını, sevgiye, korunmaya, beslenmeye ihtiyaçları olduğunu bilmiyorlar mı yoksa unutuyorlar mı?

Yazın kolaylıkla besleyebildikleri kedileri köpekleri evlerine alıyor çocuklarına sevdiriyor, sonbaharda da kaderleriyle baş başa bırakıp gönül rahatlığıyla kışlık evlerine dönebiliyorlar. Veterinerden köpek satın alıp, yazın birlikte dolaşıp, kışın da adalara terk edenlere, bu hayvanların biblo veya oyuncak olmadıklarını kim, nasıl anlatacak?

Sokak köpekleri çoğaldı. Onları yok edelim demiyorum tabii ama belediyelerin bu konuda yeterli çalışma yapmadıklarını düşünüyorum. Prens Adalarında, yazın tepelerde çöplerle beslenen sokak köpekleri kıyılara indiler ve çete halinde dolaşıyorlar, üstelik yerleri de kirlettikleri gibi kedileri de boğup bırakıyorlar. Öldürüp de yeseler, büyük balık küçük balığı yutar derdim ama yaptıkları can düşmanlığından başka bir şey değil ve insanlar da bu durumdan tedirgin, köpekten korkanı var, korkmayanı var. Ben de hayvanları severim, bazılarını da beslerim ama köpekleri kendi barınaklarında doyurmayı tercih ederdim.

Yaşamak yalnızca nefes almak olmadığı gibi hayvanları sevmek de yalnızca sarılıp fotoğraf çektirmek değildir. Sevmek yürek ister, fedakârlık ister, bunu hissettirmek de her insana vergi değildir. Bakmasını bilmiyorsan, sahiplenemiyorsan, hiçbir cana dokunma, onun da canını yakma. “Seviyorum” deyip de acı vermek, yüz üstü bırakmak, terk etmek “haydi hoşşşşt, haydi pıııst” deyip sorumsuzca yoluna devam etmek insanlığa sığmıyor. Ayıp oluyor.