Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

Mutsuzluk, mutluluğun ta kendisidir...

17 Eylül 2011, Cumartesi - 03:13
Beşiktaş maçını bizzat seyrettim..!!

Maçın başlamasına çok az bir süre kaldı İlham yok ortada..
Sağıma soluma bakıyorum İlham yok arkadaş..!!
İlham yok işte, kaybolmuş..
“Acaba nereye gitmiş olabilir ki..” diye düşünürken,
başımı önce sağa, sonra sola, sonra aşağıya, sonra karşıya çeviriyorum..
Gözlerimle bir kez daha görüyorum Beşiktaş seyircisini..
İşte diyorum İlham orada..
Kısacası “İlham Perimi buldum” diyorum..
Ilgıt ılgıt esen bir Beşiktaş gecesinde Portekizce çalışıyorum..
“um, dois, três, quatro, cinco, seis, sete, oito, nove, dez”
12,3,4,5,6,7,8,9,10 yani..
Três istiyorum.. Três,..!!
Tanrım ne kadar özlemişim bu stadı..
Ve İnönü “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganıyla inliyor..
Ve Almeida attı golü attııı…!! Vallahi de o attı.. Billahi de o attı..
İki gözüm önüme akstın ki o attı..!! 3. dakikada gol geldi..
“Um” oldu Um..!!
Mehmet Aurelio’nun şahane aşırtma pasını kalecinin üstünden filelerle buluşturdu Portekizli..
Aşk olsun sana çocuk aşk olsun, beni sevince boğdun ya..!!
Aah ah, bazen top 10 santim önünüzden geçer de “Bi’şi yapamazsınız” derim ya..
Mesela, İsmail’in söküp taşıdığı ve içeriye yerden kestiği top..
Almeida yarım metre daha yakın olsa yazacak..Ya da yine Almeida’nin bir önceki pozisyonu.
Çoktan Três yapmıştık o zaman..!!
Beşiktaş bu takımdan 3 gömlek daha üstün.
Ve 23. dakikada Egemen’in kafa şutu yandan dışarı.. Kalbim oynaştı birden yine..
24.dakikada Maccabi takımın çaprazdan şutunu Rüştü tecrübesi ile çıkardı..
“Oh” dedim ben de..
“Dois” oldu şimdi dois.. 2-0
Q7’nin sol çaprazdan sağ ayağını dışıyla içeriye yerden çıkarttığı toooopp..
Gitti gitti gitti Almeida’nın önüne..!!
İlk vuruş kaleciden döndü ama Portekizli kafayla tamamladı..
Şimdi stat yine “Şehitler ölmez, Vatan Bölünmez” diye inliyor.
Quaresma bu pası “Alem top nasıl kesilirmiş görsün” gibiydi doğrusu..
Maç devam diyor,  hadi biz Portekizce çalışmaya devam edelim..
Derken 42. dakikada Q7’nin düşürülmesiyle biten pozisyondaki hareketlerine mest oluyorum doğrusu.. Fernandes’in kullandığı sol çaprazdan kullandığı top gol olmalıydı gol..!!
İsrailli oyuncular gittikçe çirkin harekler yapmaya başladılar..
17 numaralı oyuncuları Q7’nin suratına tokat attı. Yan hakem gördü. Sarı kart vermedi..
“Hadi biz Portekizce çalışmaya devam edelim” demiştim ya devre arası oldu devam edelim..
Misal, “İyi futbol”, “Bom futebol” demek…
Bu akşam Bom Futebol var arkadaşş..
Derse devam edelim, “Güzel kız”, “Rapariga bonita..”.. Manita’dan hatırlayın gençler.. Bonita.. “Rapariga bonita..”
“Aşk”, “Amor”.. “Sevmek”, “Amar..”
“Kalbim”, “Meu coração..”
“Sonsuza kadar”, “Para sempre..”, “Seni seviyorum”, “Te amo..”
Peki size bunlar neyi hatırlatıyor..
“Siyah ve Beyaz”, “Ppreto e branco..”, yani “Kara Kartal”, “Aguia negra..”
Bu gece, geçen sezon İnönü’ye gelirken gördüğüm kıvırcık saçlı sarışın o güzel kadını görmedim. Ama.. Uzaklarda bir yerlerde olduğunu biliyorum.
Kim bilir, belki de maçı seyrediyordur.
Bir arkadaşım bana, “…bence konuşmaktan çok, orada olduğunu bilmek, gibi” demişti.
Bu mutluluğum kursağımda kaldı ama..
Beşiktaş öyle basit bir gol yedi ki..!! 2-1 oldu..
Acımız kısa sürdü kısa..
50. dakikada Fernandes’in kestiği topa Mehmet Aerullo Três yaptı Três,..!! 3-1
Três derken Quatro oldu.. 4-1
Q7’nin ortasını Egemen gole çevirdi..!!
İnönü “Beş, beş” diye inliyor.. 5 olursa “Cinco..” olacak cinco..!!
İnönü bayram yerine dönüyor..
Şimdi de stat “Tayfur Havutçu” diye inliyor..
Fernandes yaptığı hareketler serisi ile 61. dakikada İsrail ekibinin oyuncularını “Bayılttı, bayılttı..”. Futbolda buna adamın “Belini kırmak” denir..”
Bir de güzel pas attı ki Q7’ye.. O da bir trivela vurdu, kalecide kaldı..
Bu adama da bir gol yakışırdı bu akşam doğrusu” diyor yanımdaki arkadaş..!!
İnönü’de “Meksika dalgası” başlıyor..
Hürriyet Spor’dan genç Fatih Saboviç, “Meksika değil abi, Portekiz Dalgası bu” diyor..
Beni de güldürüyor.. “Allah seni de güldürsün çocuk diyorum” içimden ama..!!
Eskişehir maçında tel tel dökülen Fernandes bu akşam “Beyaz Atlı.” gibi.
Hele Mehmet Aurelio..
Bu akşam futbol dedim ya Bom Futebol..
Almeida’nın yerine giren Edu’nun düşünce ötesi vuruş ve paslarını görünce çok gülüyorum..
4-1 öndeyiz ya..
Ay ay.. Cinco oldu cincooo..!! 5-1
Düşünce ötesi pasları dedim ama beni utandırdı Edu..

“Şike mike” dedikodularından etkilenip maça gelmeyenler oldu.
Tribünlerden anlıyorum bunu..
Ama, İnönü’ye gelmeyip Beşiktaş’ı yalnız bırakanlar çok şey kaçırdılar çook şeyy..!!
Ben onlara İletişim Fakültesi’nin efsane hocası Ünsal Oskay’ın bize her zaman söylediği bir cümleyi onlara hediye edeyim..!!
''Ahmak mutluluğuyla yaşamayın; bilgilenmekten kaynaklanan mutsuzluk, mutluluğun ta kendisidir''
Yani, bilgilenin.. Doğru bilgilenirseniz, hem mutlu olursunuz hem de kimsenin sizi kandırmasına izin vermezsiniz.. Olumsuzluklardan mutsuzluk yaşasınız bile..!!
Takımınız sizden destek bekliyor beyler..!!
Mekanın cennet olsun Ünsal Hocam..!!

OC yine kaçar anam babam..
En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben CAN; Orhan Can..!!