Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Gülümse
Gülsen GürGülsen Gür

Muradımız oldu...

11 Kasım 2012, Pazar - 16:37
Kasım' ın güneşden ışıklar çaldığı bir pazar sabahı...
İstanbul'da ki kısa ziyaretimin son günü...
Bağdat caddesinde bir cafe de bir yandan kahvemi yudumluyor bir yandan arkadaşımla sohbet ediyorum...
Bir anda herkesin başı caddeden ağır ağır geçmekte olan beyaz limuzine takılıyor....
Bembeyaz gelinliğinin içinde etrafa gülücükler saçan gelin ile ona sevgiyle bakan beyaz smokinli damat hepimizin ilgi odağı oluveriyor aniden ....
Güzel gelin alışılmamış bir davranışta bulunuyor,
açık pencereden, arabanın etrafını çepeçevre çevirmiş kalabalığa fırlatıyor gelin çiçeğini...
Herkes çığlık çığlığa çiçeği kapma telaşında....
Bu arada benimde plaka dikkatimi çekiyor, '' MURADIMIZ OLDU'' limuzin yavaş yavaş ilerliyor....
Arkasından bakıyorum...
Kendi gelin arabam geliyor aklıma....
Sonra kızımın ki...
Gözlerim Kasım'ın çalıntı ışıklarına dalıp gidiyor..
Yeni evli çifte masal gibi bir yaşam başlıyor...
Sonlarının iyi olması için dua ediyorum...
Masalların sonunda...
''Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine '' derler ya...
Hiç inanmam bu söze, nedense hiçbir masal sonrasını da anlatmaz zaten.....
Murada erişler hep laftadır...
Ya da gelin arabalarının plakalarında....
'' Muradım oldu '' diyenler ya birer Pinokyodur....
Ya da birer Pollyanna.....
Kötümser filan değilim....
Hani ''Çok yaşayan mı bilir,
çok gezen mi '' derler ya !
Hem çok yaşamış,
Hem çok gezmiş olan ben

Geleneği bozmayayım.....
Malum sözle bitireyim yazımı...
ONLAR ERMİŞ MURADINA.....
BİZ ÇIKALIM KEREVETİNE.....