Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Yaşama Sanatı
Kerim GüzelişKerim Güzeliş

Modern dünyada rekabet ve mutluluk

02 Nisan 2011, Cumartesi - 15:07
Peki, günümüz dünyasında mutlu olmak nasıl mümkün olur? Maddi gücümüzün çok olması mutluluğumuza yeter mi? Her alanda başarılı olmak mı yoksa bu işin formülü? Başarmakla, kazanmakla mı mümkündür mutluluk?

Başarmak, kazanç, bunlar tabii ki bir insanı mutlu eden unsurlar… Başarı, başarılı olmak olumlu çağrışımlar yapan kavramlar, ancak ne yazık ki günümüzde, hırsı ve rekabeti içinde barındırıyor. Başarıya odaklanmak, yeterli olgunluğa erişmemiş bireylerde ne yazık ki zarar veren bir hırsı da beraberinde getiriyor. Sonu gelmeyen, aşırı istek anlamına gelen hırs, ne yazık ki kontrolü elimizden çabuk kaçabilecek bir duygu…

"Hırs ile mutluluk, birbirlerini hiç görmezler" demiş ünlü filozof Benjamin Franklin… Nasıl görsün ki? Hırs; sonu gelmeyen bir şekilde rekabet halinde olmaya yol açıyor. Bugünün dünyasında ilginç boyutlara ulaşan rekabet; bitmeyen bir yarış adeta… Sürekli diken üstünde yaşamayı gerektiriyor.

İnsan doğası, kendini şartlara bırakıp silkelenmeden yola devam ederse bencil ve rekabetçi olmaya o kadar müsait ki… Günümüz şartlarında kazanmayı her şeyden üstün tutan bir birey, doğasında bulunan hırs ve sabırsızlığı, yıpratıcı rekabet duygusunu her daim üzerinde taşıyor. Etrafınızı gözlediğinizde bunu göreceksiniz… Sosyal ve ekonomik ilişkiler böyle şekilleniyor.

Modern dünyanın gereği olarak kazanmayı hedefleyen ve rekabetin içinde boğulan insan, başka hayat unsurlarını kenara bırakıyor. İyi, ahlaklı ve erdemli bir insan olmayı unutuyor. Oysa hırsı ve her şeyi göze alan rekabeti içimizde büyütmek yerine sevgiyi beslemek, paylaşımcı ve dayanışmacı hale gelmek inanın her dakika diken üstünde yaşamaktan, sabırsız ve huzursuz kalmaktan çok daha iyi…

Evet, her anlamda gelişmek önemli. Ancak hırsla değil, azimle… Birilerinin üzerine basarak değil, paylaşarak… Her yolu mübah sayarak, can yakarak değil. Yaptığımız işin en iyisini yaparak, kendimize ve çevremize fayda sağlayarak… Huzursuzlukla kendimizi tüketerek değil, güzellikleri artırarak…

Çıkar ve başarılarımızdan biraz feragat etmek, hırsımızı dizginlemek de başarmaktır. Manevi pek çok şeyi alıp götüren aşırı maddi kazançları önemsemeden yaşamak da kazandırır. İyiliğin ve sevginin gücüyle başarmaktır en güzeli.

Hayat bizim seçimlerimizle şekilleniyor. Bireysel kazanımları her şeyden üstün tutarak kendimize çalışmak bir yol. Ama unutmayalım ki, hem kendimize hem de başkalarına fayda sağlamayı hedefleyerek paylaşımcı ve adil yaşamak huzura ve mutluluğa giden ana yoldur…