Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Masal mı?...

28 Şubat 2013, Perşembe - 00:32
Bir varmış bir yokmuş...derler ya bizim hikayemiz ise bir yokmuş bir yokmuş diye başlıyor...
Yani şöyleki...
Örülmemiş duvar üstünde doğmamış çocuk oturur, sürülmemiş tarlaya girme diye bağırır, bilmecesinin anlatımında...
Yanıt YALAN
Evel zaman içinde, hatta zamansızlığında kumdan kaleler ülkesinin bir kralı varmış...
Mutsuzluğun omuz yükü içinde, durmaksızın oturduğu yerden hükümler yağdırıp dururmuş...
Kralda mutsuz olurmuymuş ki...
Yediği önünde, yemediği arkasında... Ama mutsuz...
Kurulan şaşalı masaların başında anda yakaladığı türküler eşliğindeki mutluluğunda dünden güne sarkmadığı için....
Gün gelmeden günü getirmeyen geceden önce başlarmış...
Öyle olursa, böyle olur sonuç mutsuzluk...
Bitip tükenmeyen senoryaların karamsarlığında kumdan kaleler ülkesini idare etmenin büyük başarısını küçümsemeden
"Ben Kralım" ego krallığının taçsız kralı olarak hazzı başka boyutuna taşıma gayreti içinde yine mutsuz...
Ne yapalım nasıl mutlu olalım sorularıyla dolanıp dururken, sular şehrinin sultanıyla karşılaşır...
Sultan güzeller güzeli, sultan güler yüzlü, sultan su misali...
Şehiri su olsada suya hasret sultan...
Kral bu bir bakar bir daha bakar ve hep bakar... Ama hep uzaktan bakar....
Masal bu ya, Kumdan Kaleler Ülkesinin Kralı, Sular Ülkesinin Kraliçesine aşık olur...
Gel gelelim yıllar yılları kovalar durur...
Gel zaman git zaman kral kraliçeye bir anda açılıverir...
Anlatırda anlatır böyle sevdim, söyle severim, mangalda küller bırakmaz...Yakar ha yakar
"Sultanım seni yere göğe sığdırmam"....der
Sultan şaşkın, sultan öylesi saf öylesi acemi öylesi candan....
Olur mu olur neden olmasın der sular ülkesinin kraliçesi...
Sevmenin özleminde ve acemiliğinde hemen olmasa da "peki der peki peki"...
Mutsuzlukla beslenen Kral, yılların özlemine kavuşmanın büyük hazzıyla...
Mutluyum mutluyum diye çığlıklar atar durur...
"Yanıt evet olunca artık seni görmesemde" olur der...
Ve yıllara yollara hayata sığdıramadığı aşkını bir çırpıda bitiri verir....
Sultan neyin neden olduğunu bilmeksizin öylesi şaşkın kalıverir olduğu yerden...
Kral bulut ustu turunda iken sultan yerde gülümsemesiyle kalır...
Birbirine komşu ülkeler Kumdan Kaleler ve Sular Ülkesi halkı hikayenin finali ne olacağı meraki içindeyken...
Kral gürler...
*Sultanım, ben seni sensiz sevdim sende şimdi beni bensiz sevde gör bakalım* der...
Sultan "kabul der, kabul"...
Mutsuzlukla hayatı idame etmeye alışkın Kral artık mutludur..
Sultan mı?
Şaşkın...
Ardı vuslat ardı vuslat diyişinde gönlünü söküp atar ve derdini sulara döker...
Sular köpürür köpürür ve köpürür ve taşar....
Ve komşu ülkeyi yerle bir eder....
Kum gider ve sel kalır...
Özlü bir mesaj bekleyenler, hikayeden aldığı ders ne olur sorusu içinde bocalarken
yanıt yazandan gelir...
Kumdan kalenin kralına siz siz olun kral demeyin
Sular ülkesinin kraliçesine de her önüne gelene güvenme deyin...
Yani diyeceğim o ki, kumdan kaleler suda yok olur gider...