Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Martının deniz seyri...

17 Eylül 2012, Pazartesi - 23:47
Gönüle teslimsen, kaleminle benliğinle yazı akıyor su misali... Algıda neyse odur diyişinin farklı seyirlerinde...
Tahtın sahibi sessizliğiyle dile geliyor, hem kalemde hem yürekte...
Anlatabilirmisin diyor, anlatırmısın
*beni ben gibi, ben hep sendeyken*
"Denerim diye sesleniyor* ben değil beyaz sayfalara serpiştirilen kelimeler dizisi, cümle kurmakta zorlanırken...
Sabitlenmiş fikrin ziyade ısrafında,  kırılganlığın  garip kalem ucu...

Mutluluk desem... Her boyutunda az ve kısa kalır...

Sevgi desem... Seyirliğin kısa anlarında  çok kalmaz mı ki!

Hasretliğin sona erişinin, gülümsemeleri  gönülde yaşatan varoluşu mu ola...

Bir oluş desem, biz oluşların biz olmazlığında geçici zaferlerimidir ki...

Ya da  çocuğun elinde bitmesini hiç istemediği elma şekeri tadında saklı desem...

Seyrine doyum olmayan bir filmin fragmanını izlemenin bilincinde, tekrarını görme arzusu olabilir mi ki...

Kitabın satırları arasında kaybolurken,  hayaller dünyasının kapısından içeri girişinin gerçekle buluşması boyutuna taşınması çerçevesini çizmek gibi algımda oturuyor diye düşünsem....

Yeni bir öyküye başlangıç, 

Yeni bir satır başı, ardından  yeni yeni paragraflar....

Balığıyla, rakısıyla mezesiyle, deniz kenarı kurulmuş bir masa başında oturuş desem...

Muhabetin en derininde,  düşüncenin en derininde, gönülünün bildiğini bilmemezlikten geldiği bir an desem....

Konuşurken, susmak

Yazarken, okumak,

Olmazken, olmak

Kolayken, zor olmak mı.....

Yalanken gerçek

Gerçekken,  yalan olmak mı!

Kelimelere sığmayan tanımlamaların dar alanda uzun uzun anlatımlarına gerek kalmaksızın konulan nokta....

Gönül tahtını var edenin  yalnız yürek yazarı olduğunu  sunmanın 

bilmeyenin, bilinmezi....

Candan bir bakışın, resim tablosunda hiç yer almamışın hayali duruşu....

Gölgenin  sevgi açındaki....

Hiç olmazını hiçliğinde silişi......

Varoluşu sonsuzluğa uzanırken....

Vaatlerin tekrarında...

Bekleyişlerin  beklentisizliğinde...

İnanışın iyilikle ödüllendirilişi....

Merhaba merhaba merhaba 

ben bendeyim, ya sen tahtın sahibi...


Sen sendemisin ki....


Gökyüzünde kanat çırpan martının kanadında mı?

Yoksa ada sahillerine vurmuş sandalın İstanbul da saklanmış yolculuğunda mı?