Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Tatlı Cadı
Lerna Kaprielyan BağdasaroğluLerna Kaprielyan Bağdasaroğlu

Marstan bakış...

23 Ekim 2014, Perşembe - 23:35
Geçen gün bir arkadaşımla yaptığım sohbet üzerine düşündümde; hislerimizi dile getirmek, getirebilmek ne kadarda önemli. Futboldan pek anlamam, ilglimi çekmez. Bir top, onun peşinden koşan 22 adam esprisini es geçip, bu muhabbete girmeyeceğim. Fenerbahçeli'yim ama ilk 11'i say desen sayamam. O kadar Fransız'ım yani konuya.
Arkadaşımsa fanatik Galatasaraylı.Nasıl yendikti, yenildikti , Fener'di, Cincon'du derken laf lafı açtı , konu bir şekilde geldi kadın erkek iletişimine...
Özellikle erkeklerin kadınlara nazaran daha sık sergilediği tavırdır malum; yorum yapmamak, kendini kapatıp sorun yokmuş gibi davranmak... Bir şeye sinirlenir mesela erke ; konuşmaz, içinde büyütür, koyar kaldırır, olayı hazmetmeye çalışır.Yüreğinde fırtınalar koparken, her şey yolundaymış gibi görünmek gayretindedir. 
Niye?
Çünkü böyle öğretilir büyürken. Kızma, bağırma, ağlama, erkekler ağlamaz ! Bastırmamız beklenir hislerimizi. Yetişkin olmak demek,  otokontrol demektir. Oysa kızmak, korkmak insani duygulardır, bağırmak, ağlamaksa insani tepkiler. Robotmuyuz kardeşim!  Niye ağlamıyor adam ya? Bırak ağlasın, konuşsun, gerekiyorsa bağırsın. Dozunda hissetmek, dozunda tepki vermenin nesi yanlış,  bu yaşıma kadar hala çözebilmiş değilim.
Adam kızdı yada gücendi diyelim kadına, tepkisi tepkisizlik olunca, bir süre sonra ip gerilmeye başlar.Gözle görülmeyen bir yüksek gerilim hattı vardır artık aralarında.  Erkekler Mars'tan, kadınlar Venüs'ten gelmişya hani, bir tuhaflık olduğunu hisseden kadında tehlike çanları çalmaya başlar. Farklı davranıyorsa erkek bir sebebi vardır, değil mi? Nedenler, niçinler artarak dans etmeye başlar kadının zihninde..
Niye böyle soğuk? Neden yüzü asık? Durumun vehametine göre sorular katlanarak çoğalır. Başkası mı var? Beni sevmiyor mu artık? Nayırrr nolamazz! Ardarda senaryolar yazmaya başlar kafasında kadın ve dayanamayıp sorar, aldığı cevap "Yok birşey" olur. Venüs'ten gelen kadın hassastır , kırılgandır ve hisseder. Bir bakışla, bir dokunuşla anlar terslik olduğunu.
Sonunda zihnindeki cevapsız sorular yormaya başlar onu. Yoruldukça da arıza çıkarmaya başlar. Araba motorunun su kaynatması benzetmesi cuk oturur bu duruma. Huysuzlaşır, asabileşir, mutsuzlaşır.
Bozmasanıza kardeşim kadınların ayarını !
Kadınlar güçlüdür ama erkeği kendinden güçlü olsun ister. Burdaki güç sağı solu yumruklamak değildir, aman ha, yanlış anlaşılmasın, korunup kollanmak, güven duymak, sevildiğini hissetmektir Mars'lı adam kendini kapatınca, kadın sevgi titreşimlerini alamaz olur.
Sevginin azaldığı yerde öfke ve mutsuzluk yeşermeye başlar. Oysa her türlü sıkıntının çaresidir sevgi ... ve bedavadır!  Erkeğin kabuğuna çekilmesi, saçının teline zarar vermek istemeyeceği kadını çok incitir. Sevgiyi ifade etmenin en kolay yollarından biri konuşmak değil midir? İster kelimelerle, ister beden diliyle, belki bir bakışla. Madem bir ayrıcalığımız var insan olarak, doğru kelimeleri seçerek konuşsak, sorunları çözsek, daha iyi olmaz mı?
İletişimsizlik uzadıkça konu kördüğüm olduğundan bütçe de deliyor bu durum. Çiçekti, hediyeydi hatunun gönlünü almak için , o bakımdan yani. Eee baştan düşünecektin bunları, kırmayaydın be adam kadının kalbini ! Konuşsaydın zamanında. Kadın kaç senaryo yazdı, aynı sahneyi kaç kez sil baştan çekti kafasında haberin var mı? Maliyetli işler bunlar! İşte bizim cinconluyla bu konuları konuşurken, o son noktayı koydu; "Can çıkar, huy çıkmaz." buyurdu. Ne diyeyim, o halde hayırlı işler !