Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Otomotiv Duayeni
Sami NacaroğluSami Nacaroğlu

Marka yaratmak sabır ister.

22 Şubat 2011, Salı - 11:15

Bu platformun hepimize faydalı olacağını umuyorum, öncelikle kendi bildiğim alanda yazılar yazarak fikirlerimi aktarmak istiyorum.

Bu nedenle de ilk yazımın konusunu otomotivin son dönemdeki en popüler konularından biri olan “marka” yaratmak tartışmasına ayırmak istedim.

Otomotiv sektörü 2010 yılını tarihi rekorlar kırıp büyük artışlarla tamamlayınca hiç bitmeyen tartışma yeniden alevlenmişti. Artık kendi ulusal markamızı yaratamaz mıydık? Üstelik bu sefer bu tartışmayı en yüksek seviyeden katılımla, Sayın Başbakan’ımızın talimatıyla yapmaya başladık.

Takip edenler bilecektir, Başbakan bir konuşmasında sanayicilerimizden kendi markamızı yaratmalarını ve otomotivde elde ettiğimiz uzmanlığı ülke çıkarlarına kullanmaya başlamamızı talep etti. Bunun üzerine de başta OSD olmak üzere sektör dernekleri ve kurumları bu konuda çalışmaya başladıklarını açıkladı.

Ülkemiz için çok büyük önem taşıyan bu çabalara destek verirken 30 yıllık çalışma hayatımı yurtdışı ve yurtiçi otomotiv şirketlerinde hem üretici hem distrübitör hem de otomotiv perakende sektöründe üst düzey pozisyonlarda geçirmiş biri olarak  bazı konulara dikkat etmek gerektiğini düşünüyorum.

Öncelikle yola çıkış amacında ve yönteminde planlı, samimi ve sabırlı olmamız gerekiyor. Otomotiv sektöründe çalışan tüm yöneticilerin malumu olduğu üzere, bırakın marka yaratmayı var olan markayı yönetmek bile çok ciddi emek ve planlama gerektiriyor.

Marka yaratmak sadece ürün tasarlamaktan ibaret değildir. Elbette ki pazarda rekabetçi olabilmek ve tercih edilmek için müşteri beklentilerini karşılayacak modellerinin olması gerekir. Ancak en ideal modeli yaratmış olmak bile marka olmayı garantilemez.

Global marka olabilmek için evrensel tüketicilere hitap edecek modeller, her ülkede distribütörlük yatırımı, bayilik sistemi ve kurallarının oluşturulması, garanti sistemi, servis ve yedek parça tedariğinin sağlanması ve global hedefleri hayata geçirecek vizyoner bir çalışma ve yönetim gerekir.

Yukarıda bir cümlede özetlemeye çalıştığım her bir madde, yıllarca çalışma, planlama, yatırım, geri bildirim ve yönetim gerektirir. Ve ne yazık ki herhangi birinde yapılacak bir hata, domino etkisi yaratarak başarısızlığa neden olur.

Türkiye olarak kendi markamızı yaratmak arzusundaysak hepimizin kabul etmesi gereken bazı gerçekler var. Örneğin markalaşma sürecinin en az 10-15 yıllık bir yolculuk 4-5 milyar dolar gibi ciddi yatırım bütçesine sahip olunması gibi. Bugün başladığımız taktirde ve her adımı doğru attığımız halde bile sonuca hemen ulaşamayacağımızı dikkate almak şart.

Son yıllarda dünyayı sallayacağına inanılan ucuz Çin markaları bile onca altyapıya, onca geçmişe ve onca yatırım ve pazarlama bütçesine rağmen beklenilen sıçramayı yapmayı başaramadı. Çünkü bu sefer de ucuz üretim, bol yedek parça ve sınırsız imkana rağmen doğru konumlama, yeterli pazarlama ve düzgün distribütörlük yapılanması gerçekleştirilemediğinden başarı arzu edilen seviyede olamadı.
İşte tüm bu sebeplerden dolayı, otomotiv sektöründe üretici olarak yer almak, marka olmak konusunda başarılı olmak anlamına gelmiyor. Bizim başarı için sabırlı olmamız şart. Planlı olmamız şart ve profesyonel yapılanmayı başarmamız şart.

Ülkemizin ve insanlarımızın geçmiş profesyonel başarılarına bakarsak bu şart maddeleri yerine getirip getiremeyeceğimizin kararını sizlere bırakıyorum.

Ancak bence önemli olan kararlı olmaktır. Kararlı olduktan sonra her zorluğun üstesinden gelebiliriz.

www.ikincielotomobilim.com