Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Doğal
Kamil TezgelKamil Tezgel

Mantık devrede...

23 Eylül 2012, Pazar - 13:46
Artık  şu memlekette olanları gördükçe kahır ve sinir katsayım artıyor.
Sıkılıyorum,utanıyorum hatta terk etmek istiyorum . . .
Neden diye soruyorum kendime,neden bu hale geldik yada getirildi  bu insanlar.
1970’li yıllara bakıyorum…
Televizyon tek kanallı ve siyah beyaz..
Evlerde odun yada kömür sobası..
İnsanlar teknolojiden uzak,parasız teröre rağmen mutlu idiler..
Ne internet,ne cep telefonu ne de şimdiki ikiyüzlülük vardı…
Ta ki ‘’benim memurum işini bilir ‘’zihniyeti bu insanlara enjekte edilen kadar..

Mesela Galatasaray ve Fenerbahçe maçlarına her iki takım seyircisi gider  ‘’ADAM’’gibi
Maçını izler ve evine dönerdi…
Şimdi ise iki takımın taraftarı ‘’Kedi ve Köpek’’ misali birbiri yemekte ve o rekabet yeşil sahada değil de üç beş geri zekalı  yönetici ve tribün lideri gibi abuk bir görev verilen menfaatçi kişiler tarafından
Sokağa şiddet olarak taşındı.
Ve nasıl bir mantıktır ki ben diğer takım taraftarıyım diye eşim ile,çocuğum yada sevgilim her kim ise onu yanıma alıp maça gidemiyorum..
Mantık basit her zaman ki gibi ‘’Diğer takım taraftarının güvenliğini sağlayamamak’’
İnsanları eğitmek yerine çok bilen büyüklerimizin en kolay yola saparak ‘’Yassah hemşerim’’diyerek kestirip atmaları.
İnsanları sokağa çıkmaya mecbur  bırakmaları.

İstanbul’u ve o güzelim İstanbul’un eski halini insanlarını hatırladıkça içim acıyor..
O Çiçek Pasajı’nın eski sıcak salaş halini ve orada midye tava isteyince çöpe dizili değil de tabakta tek tek masaya gelişini..
Ne bileyim ya çok duygusal düşünüyorum..
Ya da nerdeyse üç kuşak İstanbul’da doğup büyüyen bir ailenin ferdi olarak Don Kişot’luk yapıyorum ya da yapıyoruz….

Aklıma Bob Ross geldi..Yıllarca TRT iki de ‘’Resim Sevinci’’adlı programda elindeki spatula ve fırça ile
Resim yapma tekniklerini muhteşem bir anlatım ile bizlere sunan ve resim yapmayı gerçekten çok sevdiren.
Ama bütün iyi insanlar gibi zamansız bu dünyadan ayrılan.
Bazı cümleleri vardı..
Mesela bir ev çizer ve ‘’Şimdi evimizin yanında mutlu bir böğürtlen ağacımız olsun’’
Ya da bir dere kenarında ‘’Buraya güzel gülümseyen bir kaya ailesi koyalım’’gibi…
Şimdi bir ‘’Bob Ross’’olsa da bizlere mutlu,gülümseyen,huzurlu insanların olduğu
Bir  ‘’TÜRKİYE’’ tablosu çizse. . .
Dedim ya ‘’Don Kişot’luk’’benimki diye..
Yürü Sancho Panza hadi gidelim biz  yeni bir Bob Ross bulmaya . . .