Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Madam teyzeler ve çörek...

18 Nisan 2014, Cuma - 16:19
Ritüeller, dünden bugüne hep taşınır...
Baharın gelişiyle, doğanın uyanışı ile eş gider misali...
Dallar filize durdu mu, büyük orucun finaline az kalmıştır artık...
Mevsim kıştan yaza dönüşündedir, usul usul..
Bazen bir damla yağmur düşer, ardı sıra gökyüzünü kaplar ısıtmayan güneş..
Coşkusu yürekte...
Önce yumurta boyaları tozlu raflardan kapı önüne çıkarılır...
“Hmmm”dersin yaklaşıyor...
Çan sesini sık duyarsın duaya durulur bayram öncesi yasta..
Ardı sıra tüm semti sarar, çörek kokuları, zeytinyağlı dolmaların boğaza ulaşacak ilk temasları.
Midya dolmalar, soğan kabuğunda haşlanan yumurtalar vitrinde değil çoğunlukta tencerede kaynatılır..
Pastane vitrinleri artık çikolatanın ustalıkla yumurtaya, tavşana dönüşen sevimliliğini..
Paskalya çöreklerinin kokusu yayılır sokak sokak..
Fırın, pastane, evlerin  önünden geçenleri içeriya çağırır adeta...
Hamaratlıklar evlerde iş yoğunluğunu artıra dursun, sıra kadınların kendi bakımları için, iki dolma arası kuaförlere doluşmaları....
Konu hep aynı...
“Dün kiliseye gittim, gelir gelmez yumurtaları koydum suya. Ah be çöreğim bu sene çok güzel oldu. Benim çöreğimin üstüne yoktur ha, dolmayı iki gün önce yaptıydım” sözcüklerinin kulaklara çarpan tınılarında...
Hazırlıkların eyleme dönüşü kalkan balığının midede ki yerini kaplayacak, çörekler tatlılarla Paskalya kutlanıyor, değişmeyen hep aynı olgularıyla...
Sen ben demeden hep biz diyerek, madam teyzelerin mutfağı dün bugün hep aynı lezzet ve tatda...
Ka, beğendin mi? Elimlen yoğurdum, kides..anladın...

Pari zadigler...İyi bayramlar, hep bayram tadında geçsin emi?