Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Lugata başvuruyor, kelimeler...

30 Mart 2013, Cumartesi - 18:17
Duygu, biz olmayan, bize aitmiş gibi duran, bize dair...
Hayatı anlamlı ya da anlamsız kılan her his...
Mutluluk, mutsuzluk...
Anlatımı güç, ama bizler için çok olağan, çok sıradan...
Düşünceler sinsilesi arasında gezine duruyor kelimeler,  bireyi birey kılan duyguları aktarmak...
Misal, özlemek...
Deniyorum anlatmayı öncesi, tıkanıyor boğaz...Ardından çarpıyor göz çeperlerini zorlayan damlaların yol alışına dek uzanan ve ufak bir sızı...
Tam da bumu
Tam da o değil...
Acıtıyor, gönlümü...
Görüntülerini biriktiriyorsun, hayal dünyanın kapısında...
Ahmak ıstalan cinsinden başlayan yağmur aniden sağnak yağmura dönüşüyor...
Sızı amansız ve zamansız yakalıyor...
Yerli yersiz, yurtsuz
Ardından hüzün bulutunun arasında yol alışında büyütüyor, olup biten her neyse onu...
Dahası ağır bir yükün altında kalmanın omuz düşürüşünde, tarifsiz bir keder sarıveriyor dört bir yanını...
Öylesi bir çığlık olup dağlara çarpıp yankılanıyor....
Tam da bumu
tam da o değil
Lugata başvuruyor, kelimeler...
Kavram kargaşası yaşıyor gibi....
Sıralanıyor anlatım için...
Bir kimseyi veya bir şeyi görme, kavuşma isteği, hasret, tahassür....
Başka türlü bir şey, lugat dışı...
Hissel acının ayyuka çıkmış yakarışı mı ola ki....
Anlatamayan kelimeler, anlayan ben, anlatamasam da duygu denen ben olmayan beni...
Özlüyorum yayam ben en çok seni...
Bir başka bayram daha yine bayram ve yine sensizliği...
Bir dilek bir temenni, 
Özlem yaşanmasın, anlatması çok zor kurulmayan cümlelerde...