Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

Kral çıplak, Van için...

21 Kasım 2011, Pazartesi - 00:16
Geçen yıl Ali Sami Yen’deki son derbi maçını yazarken 3 tür yalan vardır demiştim.
1-Yalan
2-Kuyruklu yalan
3- İstatistikler..
Maç sonucunda haklı çıkmanın dayanılmaz hafifliği vardı bende..
Beşiktaş kazandı o maçı 2-1. Ligin ikinci yarısında da BJK üstünlüğü vardı, hem de İnönü’de.
UNUTMAYIN istatistikler SONUÇ söylemez, BİLGİ VERİR.. Fikriniz olsun diye..
Gerçek dünyada kesin olan şey ise, bilgisi olan insanın fikri olur..!!
İşte bu yüzden beni çok güldürürler, bilgisi olmadan her konuda fikri olanlar..
“Kestanem kebap, acele cevap” misali her soruya bir yanıtları vardır bilgisiz fikirlilerin..
Büyük soru şudur:
Bu akşam kim galip gelir?
Böyle maçlarda, kafasında işi bitiren hangi tarafsa o kazanır.
Bu yüzden böyle maçlarda her iki takım da galibiyete yakındır.
Hata yapan, eline geçen fırsatları değerlendiremeyen kaybedecektir..!!
Tıpkı hayatta olduğu gibi..
Ele geçen pozisyonların tekrarı olmayacaktır..
Yine hayatın kendisinde olduğu gibi..
GS’nin teknik patronu Fatih Terim kendini bir kez daha ispat etmek için sonuna kadar asılacaktır, adamlarının maçı alması için her şeyi deneyecek, maça yüklenecektir.
Böyle bakılınca ibre Galatasaray’dan yana dönmektedir.
Ancak;
“Allem edip, kullem edip” Guti’den kurtulan Carvalhal’ın kaderi ise Portekiz “Çetesindedir”.
Onlar eğer, “Bu takımda her şey Guti değildir” sözüne ispat etmek için sahada döktürürlerse kazanma ibresi bu defa Beşiktaş’a döner..!! 
Bu anlamda, istatistiklerin hiçbir önemi yoktur bu gece.
 
Gerçi, Guti gibi bir değeri, ne yapıp yapıp takıma kazandıramayan teknik adamın benim için geçerliliği yoktur zaten. Gitsin, kumda oynasın o antrenör..
Belli ki Fernandes’i de göndermeyi aklına koymuş..!!
İlk 18’de yok..
 
Beşiktaşlılar, Van’da soğukla mücadele eden depremzedeler için 65. dakikada soyunacak.
Dakikalar 64.50 saniyeyi gösterdiğinde her şey başlayacak.
Ve Çarşı ilk pankartını açtı:
“Çekik Gözlü Japon kardeşim Dr. Mıyazaki” yazıyor..
Hani, Van halkına “Evlerinize girin, otellerimiz sağlamdır. Bakın gazeteciler giriyor, çıkıyor” dendikten sonra o otele giren 7.2’de değil de 5.6’lık depremde gazeteci arkadaşlarımızla birlikte ölen Japon kardeşimiz için..
 
Misafir takım içi ayrılan tribünün kafes gibi olan telleri ve ağları kaldırıldı.
Orası da siyah ve beyaz bu gece..
Kadınlar ve çocuklarla tıklım tıklım dolu orası.
Bu gece stad tamamen siyah-beyaz.. Eski açık, yeni açık!
Bence böylesi daha güzel.!!
Ne küfür eden var, ne tahrik eden..
Biz bize, yani kendi mahallemizde!!
 
Eksi 15 derecede yaşam mücadele veren Van halkı için açılan, üzerinde güneş bulunan ve “Dayan Van yanındayız” yazılı pankart ile Beşiktaşlı taraftarlar bir kez daha örnek oldu.
Maça sarı-kırmızılılar başladı. Ve İnönü’de.
İlk tehlikeli atak da 6. dakikada onlardan geldi. Kazım kötü vurdu.
Yine, maçın ilk biçer döveri unvanını Galatasaraylı Semih aldı. Sarı kart gördü.
Eboue 12. dakikada Simao’yu tekmelediği halde o kadar şiddetli itiraz ediyor ki..
Sanki sokaktan geçen başkası tekme attı..
22. dakikada Beşiktaş göbekten Quaresm’a ile geldi. Q7 kaleye şut attı.
Top kaleyi bile tutmadı. Oysa 2 Beşiktaşlı hareketlenmişti.
23.dakikada Beşiktaş’ın topu direkten döndü.. 
Beşiktaş 25. dakikada bir kez daha geldi. Almeida’nın kafa şutunu kaleci kornere gönderdi.
Beşiktaş sıkı geldi. Beşiktaş üst üste fırsatları eritti..
Kaçan fırsatlara sonradan, “Ahlar”, “Vahlar”, “Keşkeler” eklenince,
işte ona HAYATIN TA KENDİSİ deniyor.. 
Elbette hayatın içinde, çabalarsın çabalarsın ama netice elde edemediğin anlar da vardır.
İşte anlara da “Mücadele ettim, savaştım ama olmadı” dersin.
Bu da hayatın o şaşmaz çerçevesi içindedir..!!
 
31. dakikada Beşiktaş bir büyük fırsatı daha kaçırdı.
38. dakikada Beşiktaşlıların yine yürekleri ağızları geldi kaçırdıkları bir fırsat için.
42. dakikada Simao’nun kalenin sol çaprazından kullandığı faul atışı kalecide kaldı.
Bir fırsat daha kaçtı..!! 
Beşiktaşlı oyuncular, baba parası yiyen bir mirasyedi gibi pozisyonları harcadılar.
 
56. dakikada Galatasaray inanılmaz bir gol kaçırdı.
Kaçırma zamanı şimdi sarı-kırmızılılarda.
İkinci yarı oyuna giren Sabri, sakatlanınca da girdiği gibi oyundan dışarı çıktı.
Beşiktaş önce Almeida, sonra Q7 ile üst üste pozisyonlar kaçırdı.
“Türkiye’nin en iyi hakemi” diye gösterile gösterile şişen Cüneyt Çakır tuhaf kararlar vermeye başladı bu dakikalarda.
Bedavadan düdükler çalıyor. Kolay çalınan düdükler yani..!!
Ve dakikalar 64.50’yi gösterirken, İnönü Van için soyundu..!!
Cıbıldak seyrediyorlar maçı.
“Çılgın” Beşiktaş seyircisi dünyada bir ilke daha imza attı.
Bu arada, Van için açılan GÜNEŞ pankartı elden ele bütün stadı dolaşıyor.
67’de kaçırma sırası Simao’ya geldi..
77’de Quaresma’nın sağdan yaptığı ortaya Sivok kafayla vurdu, kalecide kaldı.
84. dakikada Galatasaray önemli bir fırsatı kaçırdı..
“Ah” deme sırası yine el değiştirdi.
86’da Almeida, yakaladığı fırsatı kaleye gönderdi. Oysa Q7 oradaydı.
Tercihini Quaresma’dan yana kullansaydı, bence “hayatın (maçın) akışı” da değişecekti.
91’de kornerden gelen top da eridi gitti, Beşiktaş adına..!!
Son saniyede bile elde edilen bir pozisyon vardı oysa.
 
Mirasyedi Beşiktaş, elde ettiği fırsatları harcayıp bitirdi.
Dakikalar hiç bitmeyecek sandı Beşiktaş oyuncular. Ama bitti..
Her şeyin bir başı, bir de sonu olduğu gibi..!!
 
Neyse bu gece de bitti.
OC yine kaçar anam babam..
En Kalbi Muhabbetlerimle..!!
Ben Can; Orhan Can..