Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Konuşan kim?...

08 Kasım 2012, Perşembe - 07:46
Ozanım sesleniyor...

Bunca ömrümü boşa geçirdim,

Pişmanım bugün....

Pare pare

Dünler gün olmuyor....

Not düşülmesi gereken bir anakdotmu ki, ya da altı çizilesi bir serüven mi, yoksa laf ola torba dola dile gelmiş sözcükleri bir araya getirme gayretimi...


Ozan atışmalarına son vermiştim...
Ne oldu da yeni ve yeniden aynı yalanlar sinsilerisin süslenmiş kelimeleriyle gün uyanıyor...

Bir ses ki çığlık olup yüreğimi tırpanlıyor..

.Üzülme diyorum...duymuyor


Ağır ağır kahır tozunu döke döke yaram öylesi kanıyor,
Yüreğimi yararcasına cesaretin esaretinde mahkumiyet...


Koşmak istiyorum,

Firari olmuş gönlüm dolanıyor hep diyarında

Zemheri diyarından


Az aklım  ile sende  bardak dolduruyorum,  günün gece tesliminde...

Gün günde...

Sendeledim, düşüverdim, ayağa kalkışın omuz değil gönül vereninde....

Sessizliğinde ses

Ağlayışında gülüş

Gürül gürül akan suyun,  türküsünde durgunum artık...

Haklısın Hakkın yanıda adaletin garip cilvesinde

diz çökene diz çökerim


yalvarmalarım  TANRIM a

Kulların kullarını görüyor gönül gözünden

Kulların kullarını duyuyor gönül telinden

gör içerden gör bak ne haldeyim....diyişlerin  dile gelişinde

Hep sonradan, hep sonradan

İyi de değişen ne ola ki ne...

Bulut üstü turların, suskun dilin konuşan gönülün feryadında

Lal olmuşun çaresizliğinde sevgiyi hüzne çevirisinde

yağmurun ince ince yağışında

dolu doluya dönüşen soğuk algınlığında

şemsiyesiz duruşuma  en fazla yalnızlığa teslimiyetinde

çağırdığın  çağrılan  kim ola ki kim?....

Susamıştır bir tebessüme

Susamıştır bir tek kelimeye

Sırtında ağır yükün beyeza dönüşen yıldız düşmüş gönlünde

Ak ve ak ve  ak

Susuyorum susuyorum...


Gönülüm zamansızdır...Anlamsızım

Dün kaybın bugün kazancın mı.?..