Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Eko
Erkavim YıldırımErkavim Yıldırım

Komiser Kolombo

29 Haziran 2011, Çarşamba - 23:39
Cinayet planlayanlar derin bir nefes alabilir. Çünkü onları yakalayan ünlü komiser artık yok. Hiçbir cinayetin kusursuz olamayacağını, katilin sonunda mutlaka yakalanacağını öğretti bize. Hem de çağımızda aynı mesleği yapanlar gibi uçup kaçmadan, silahına başvurmadan zekasıyla çözdü bütün davalarını. Sharlock Holmes’un Amerikan versiyonu gibiydi. Holmes ne kadar aristokratsa Kolambo, o kadar sıradandı. Holmes ne kadar ketumsa komiser, o kadar konuşkandı.

Giydiği buruşuk pardesü ve kullandığı arabayla tipik bir Amerikan orta sınıf insanıydı. Karısına düşkün köpek seven sıradan Amerikalı. Ama bu boşuna seçilmemişti. 1960’lardan başlayan, Jhon F. Kennedy’nin öldürülmesi, Vietnam savaşı, Watergate ve İrangate skandallarınından sonra tepkisiz kalan ve Amerikan halkının çoğunu oluşturan orta ve orta alt sınıfın bir temsilcisiydi. Kolombo’nun çözdüğü bütün cinayetler üst sınıf içinde işlenen cinayetlerdi. Aslında yaratılan bu tip Amerikan üst sınıfına ülkede olan olaylarla ilgili ‘biz aslında her şeyi biliyoruz’ diyordu. Siz ne kadar saklamaya çalışsanız da biz her şeyin farkındayız. Aldatılmaya çalışılan, yanlış bilgilendirilen, manipüle edilen çoğunluğun tepkisiydi Kolombo.

Aynı dönemlerde çıkan Clint Eastwood’un canlandırdığı ‘Kirli Harry’den çok farklıydı. Yukarıda anlatılan olaylara tepki olarak doğan ve yeni sağın temsilcilerinden olan Kirli Harry sorunlarını silahla çözmeyi seçmişti. Silahını adeta bir adalet kılıcı olarak kullanıp infazı yerinden gerçekleştiren bir polis tipiydi. Kirli Harry’inin hiç kimseye tahammülü yoktu. Zencilere, evsizlere, eşcinsellere aslında  Amerikayı oluşturan tüm alt kültürlere karşıydı. Başkanın ölümünün ve hükümet krizlerine çok sinirlenmiş biri olarak şiddetini bu alt kültüre yönlendirmiş. Amerikan ahlakını ve kültürünü bunlarını bozduğunu düşünen sert bir polisti. Sonraki yıllarda bu tip daha şiddetli ve sert polis olup Mel Gibsson ve Bruce Willies gibi aktörler tarafından yeniden üretilecekti. Tabi daha da sağlaşarak.

Kolombo ise daha sakin silahsız, yalnızca zekasını kullanan bir polisti. Karısının ilgisiymiş gibi göstererek girdiği bütün üst sınıf mekanlarını seyirciye göstermiş, aslında onlarında kendilerinde bir farkı olmadığını anlatmaya çalışmıştır. Üst sınıfın üstünlük gösterilerini bir zaaf gibi gördüğünden onların bu zaaflarıyla hep alay edip ve cinayetlerin çoğunu da bu zaaf  sayesinde çözmüştür. Kısacası Amerikan üst sınıfına dikkatli olun sessiz çoğunluk aslında sizin ne yaptığınızı çok iyi biliyor mesajı vermiştir.

Çocukluğumuzun bu komiserini daha siyah-beyaz yayınlarla tanımış çok sevmiştik. Bizim için ne alt ne de üst sınıf vardı o dönem. Komiser amca her hafta bir cinayeti çözer. Bizde yataklarımıza girip rahat bir uyku çekerdik. Kan, şiddet, işkence hiç biri yoktu. Kibar ve olabildiğince nazik bir adamdı Kolombo. Aslında hepimize kafayı kullanmanın önemini anlattı. Kim bilir bakarsınız bir gün kapı açılır ve Kolombo kafasını kapıdan uzatarak ‘Efendim, son bir sorum olacak.’ der. Ama cebinde o soru ile ilgili kağıdı bir türlü bulamaz.