Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Konuk Odası
Sosi CindoyanSosi Cindoyan

Kimdi O...

27 Ekim 2015, Salı - 20:47
Yer Elmadağı, hava serin, hangi öpülesi eller zamanında asker gibi caddenin ortasına dikmiş o devasa ağaçları? Yaprakların hışırtısı trafik canavarının kükremesinden işitilmiyor, oysa insana verdiği o hafif melankoli sonbahar hüznüne karışıp nasıl da hislerimi dile getirirdi.

Aniden insanlar bir noktada toplanıyorlar, kalabalık yoğunlaşıyor. Siren sesleri bir anda huzuru bozuyor. Ambülans, Polis arabası, çığlıklar…Eyvah, ne oldu ? Muhtemelen kazadır, yaralı var. Ah bu şoförler, düz yolda bile dikkat etmiyorlar diye düşünürken, elinde siyah torbası ile inen ambülanstan hemşireyi görünce insan buz kesiliyor. Tabii ben insandan bahsediyorum. Bedeninde kanla beslenen bir kalbi, ruhunda duyguları ile zenginleşen yüreği olan bir insandan. Sinirleri alınmış, maddiyatçı bir kafa ile salt egosu için boş yaşayan bir kişiden bahsetmiyorum. Allahtan rahmet dileyip yürümeye devam ederken bir ses “Hangi kattan düştü? Damdan mı? İyi ki arabanın üstüne düşmedi? Gençti zavallı” cümleleri ok gibi kalplere saplandı.

Kimdi o adam? İşçi miydi? Ekmek parasına çalışırken can mı vermişti? Başı mı döndü? Yanlış mı bastı? Aç mıydı? Anadoludan gelip hiç bilmediği bir işte mi çalışıyordu?

Kimdi o adam? Evinin damından veya penceresinden mi atladı? Hasta mıydı yoksa? Ölümünü kendi eli ile mi hazırladı? Kadere mi dayanamadı?

O adam kimdi? Ailesi yuvası var mıydı? Bekleyeni, özleyeni, seveni var mıydı? Yoksa ot gibi mi yaşamaya mahkûm edilmişti.

O adam bedduaya mı kurban gitti? Kimin günahını çekti? Kendi günahı ise, ölüm çare değil, yaşayarak, hissederek günahını ödemeliydi.

Kimdi o adam? Hayata mı küstü? Hangi görünmeyen el ona kıydı? O eller vefasız mıydı, kalpsiz miydi, nankör müydü? Hayatını mı çaldılar onun, itibarını mı sarstılar? Hangi acıya dayanamadı? Sevgisini mi duygularını mı suiistimal ettiler?

Niye atladın be adam? Allah yok mu sandın? Değmedi, inan değmedi.