Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Eski Sandık
İmre Gaffaroğullarıİmre Gaffaroğulları

Kendimden gitmelerdeyim...

12 Nisan 2014, Cumartesi - 09:11
Merhaba  Sevgili  Pari dostlarım
Zaman, zaman size de oluyor mu merak ediyorum. Hani bazen durup dururken hiç birşey yapmak istemez, her yerden, herşeyden kaçmak çekip gitmek istersiniz...
Acaba bunu yaşayan sırf benmiyim...
Yoksa bahardan mıdır böyle.Aklımın sınırlarını zorlayan  bir türlü çözemediğim bir muamma. Nedeni her ne olursa olsun o an geldi mi eminin sizde benim gibi düşünüyorsunuzdur; Hani öyle önceden plan falan yapmadan, kimseyi de  uyandırmadan ve  duyurmadan sabahın ilk ışıklarında İstanbul yada İzmir fark etmez, kuşlar henüz kahvaltılarını bile yapmadan boğazın yanından geçerken balık avlayanları göz ucu ile seyrede seyrede  evden  alal acele sırt çantasına doldurduğunuz bir iki  tişört, bir kazak ve de belki emaktar müzik çalar yeterde artar bu umarsız başkaldırışa .
Aslında aranan huzur devrimi belki de o  an bizim taksiyle ile geçtiğimiz o parke taşlı sokaklarda bilmem kaç kere yanımızdan omuzumuza kaç kere  dokunup geçmiş bembeyaz bir tek tüy düşürmüştür soğuk taşlara ama ne çare farkedilmedikten  sonra.
İşte böyle bir  gün  doğumuna  merhaba derken şehirler alıp başımızı gitmek hesap ve kitap tutmadan  ilk önümüze gelen otobüse yada uçak yada trene atlayıp, hoş bir ve tuhaf bir durum aslında. Bunu sık sık yaparım aslına bakarsanız.  Tek beğenmediğim tarafı o dayanılmaz veda  ve saygı duruşu selamıdır geride bıraktığımız şehirler,i nsanlar ve  ortamlara...
Sadece bu yüzden hava alanlarına,tren garlarına,otobüs terminallerine oldum olası hiç ısınamadım.
Biliyorum şimdi bazılarınız içinizden:iyi ama sadece vedalar olmuyor ki  aynı zamanda en tutkulu kavuşmaların, özlemlerin sessiz şahitleridir bu yerler diyebilirsiniz..
Evet, farkındayım ama  sanırım beni karşılayan birileri olmayalı uzunca bir süre olduğu için unutmuş olabilir mi? Zihnim bu duyguyu, kimbilir sadece hüsnü kuruntum.
Sebeb her ne olursa olsun  konunun başlangıcı ve temeli aslında çekip gitmek için acaba hep mi baharı beklemek gerek yoksa zaten içimizde varolan kök salamamaktan gelen bir kaçış, ardına sığınmak mı?
Bilmiyorum...
Bu baharla yine depreşti sanırım uzak yerlerdeki yaşanmamışlıkları özlemek,aramak ve  bulmaya çalışmak birçare
Mutlu haftasonları