Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

Karnaval, karnaval...

23 Eylül 2011, Cuma - 20:10
İstanbul trafiğinde boğuşa boğuşa geldim BJK TV’ye..
Maçtan önceki programının son 7 dakikasına yetiştim.
Bu da bir gelişmedir benim için..(!!)
Yayına girmemle çıkmam bir oldu tabii..
Maçın ilk dakikasında sol çaprazın neredeyse sıfır noktasından Q7 bir pozisyonu değerlendiremiyor. Beşiktaş çok tartışılacak bir 11’le sahada..
Televizyondan gördüğüm kadarıyla yer yer boşluklar var statta..
Ne yaptığı belli olmayan bir Beşiktaş karşısında Bursa’nın kafa golü geldi.
Rüştü kararsızlık yapmasa az daha topu çıkartacaktı. Şimdi durum 1-0..
Hakem Bursasporlu Bangura’ya kırmızı kart gösterdiğinde saha karıştı.
Bangura, Egemen’e faul yaptı, aralarında bir konuşma geçti.
Hakem direkt kırmızı kartı gösterdi.
Carvalhal, karta yakın olduğu ve sistem değişikliği için Egemen’i dışarı aldı.
Beşiktaş defansif sistemden ofansif sisteme geçiyor bu dakikada.
Oyuna Mustafa Pektemek girdi..
Bursa 10 kişi ama Beşiktaş’ı zor durumda bırakacak pozisyonlar yaratıyor.
Turgay’ın 43. dakikada attığı şutu Rüştü eliyle çeldi, top direğe çarpıp kornere çıktı.
Rüştü yüzde yüzlük golü çıkardı..
Pozisyondan sonra Turgay gelip Rüştü’yü tebrik ediyor.
“Çak” yapıyor iki rakip oyuncu..
Bana da “Futbol bu, centilmenlik bu, spor bu işte..!!” dedirtiyor.
Bu arada yağmur vuruyor sahayı..
Maçın ilk yarsı bitti.
Ben bir maça bu kadar korkak çıkan bir Beşiktaş görmemiştim.Görmüş oldum böylece..
Talat Tuncay hoca maç öncesinde söylemişti.
Ben de ona “Ben o kadar karamsar değilim” demiştim ama Talat Hoca haklı çıkıyor.
Maçı BJK TV’de seyrediyorum mecburen..
 
Şu günlerde, aramız “kapış kapış” olan “İsrail’in Telaviv ekibinin taraftarı İstanbul’a maça geliyor, ama Beşiktaşlılar kendi ülkelerinde Bursa’ya gidemiyor”demişti Burhan Akdağ.
Beşiktaş seyircisi belki Bursa’da değil ama RUHU orada, KALBİ orada..!!
Bakın tam bu sırada, çok sevdiğim bir arkadaşımın sözleri geldi birden aklıma..
“Bence” demişti ve devam etmişti:
“Konuşmaktan çok, birbiri için orda olduğunu bilmek..  
İşte, seni düşündüğünü, senin iyi olmanı istediğini bilmek...
Kötü hissettiğinde arayabileceğini ve senin yanında olacağını bilmek.."
 
Bursa stadında Beşiktaş seyircisi yok. Ancak orada oynayanlar, milyonlarca kişinin sevgisini hissederlerse bu maçı alırlar. Şayet hissetmezlerse, o zaman sevgi bağı kurulmamış demektir.
Böyle bir durumda yalnız kalırsın, yenilirsin..
Yapacak bir şey kalmaz sana, omuzların düşer, ruhun “çöker..”
“Ve zaman, kendi istediği hızda ve şekilde geçer, sen ne yaparsan yap değiştiremezsin, o kendi ritminde sana yaşatması gerekenleri yaşatır..”
90 dakika bittiğinde sen de bitersin..
Futbol hayatın bir parçası değildir benim felsefeme göre, HAYATIN TA KENDİSİ olduğu için bunları yazdım size..
Neyse, daha 25 dakika var.
Beşiktaş ilk ciddi pozisyonu 52. dakikada oldu. Edu’nun şutu kalecinin elinde kaldı.
71. dakikada Quaresma’nın şutu kaleyi yalayarak dışarı çıktı.
74. dakikada Simao’nun hareketi resmen kırmızı kart, hakem sarı verdi..
Doğruya doğru diyeceksin arkadaş..
Carvalhal, haftalardır kötü oynayan Simao’yu nihayet aldı ve Holosko’yu aldı.
Dikkatinizi çekerim Carvalhal’ın bugünkü taktiğine olsa olsa “KARNAVAL” derler.
KARNAVAL..!!
 
Ve kaptan olacak, örnek olacak adam tamamlayamadığı bir hareket sonucunda şımarıkça bir faul yaptı ve 2. sarı kartı görerek kendini attırdı..
Kaptanlık da Ekrem’e kaldı böylece.
 
Ben tam demoralize olmuşken 87. dakikada geldi gol geldi..!!
İsmail’in kaleyi ortadan gören bir yerden yaptığı duran top ortasına Sivok şahane bir kafa vuruşu yaptı. Top çataldan içeri girdi.. Beşiktaş 1-1 yaptı.. Gol oldu.
Ve ikinci gol de geldi, ikinci golll..
İsmail sağdan ceza sahasına orta yaptıııı, Holosko kafayı vurduuuu ve Beşiktaş 2-1 yaptıı..
İnanılır gibi değil neredeyse hiç pozisyonu olmayan Beşiktaş 2-1 öne geçti ve 3 puanı  aldı..
Beşiktaş mucize eseri galip geldi ama bence sahada “KARNAVAL” (!!) vardı.
Şans diye buna denir işte..!!
 
Şimdi biri çıkıp, hocanın yaptığı “Yerinde” değişiklikleri anlatarak bir taktik dersi vermeye kalkarsa ben ona “Hadi oradan be..” derim..
Kötü bir takım kurdu, kötü bir taktikle başladı.
Sonra, düştüğü bu durumdan nasıl “kurtulurum” diyerek adımlar attı..
 
Ancak bir kez daha hayat galip geldi..!!
Ne demişti o arkadaşım bana,
“Ve zaman, kendi istediği hızda ve şekilde geçer, sen ne yaparsan yap değiştiremezsin; O, kendi ritminde sana yaşatması gerekenleri yaşatır...”
 
Öyle oldu bu akşam da..
OC yine kaçar anam babam..
En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben Can; Orhan Can..!!