Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Tatlı Cadı
Lerna Kaprielyan BağdasaroğluLerna Kaprielyan Bağdasaroğlu

Kar yağınca, akıl firarda...

11 Aralık 2013, Çarşamba - 00:41
Lapa lapa kar yağıyor. Bir yanım çocuklar gibi şen, bir yanım hüzünlü. Penceremden dışarıyı izlerken yaklaşan yılbaşının da etkisiyle anılara daldım. Geçmişe, evin küçüğü olduğumuz yıllara…
Bazı şeyler ne kadarda değişmiş. Biz çocukken evimizdeki yılbaşı ağaçları gerçek çam
ağacından olurdu mesela.
Şimdiki gibi yapay ağaçlarla sonradan tanıştık.Yılbaşından haftalar önce ailece arabaya doluşulur en güzel çam ağacını bulabilmek arzusuyla dolaşılır, seçilir, koskocaman saksıda alınıp eve getirilir, süslenirdi. Bir süre sonra yerine dikmek üzere alınan yere geri götürülürdü.
Yaklaşık bir ay boyunca evimizi şenlendiren Noel ağacından ayrılırken içimi hüzün kapladığını hatırlıyorum. Ağaç süsleri de şimdiki gibi değildi, incecik, kırılgandı.
Biraz sıkı tutsan avucunda, yada kazara yere düşürsen kırılırdı.  İnternet olmadığından , yurt dışındaki akrabalara göndermek üzere tebrik kartlarını bir ay öncesinden alır, postahanede kuyruğa girer,postalardık. O zamanlar telefonla görüşmek başlı başına olaydı.
Santralden hat alır, numaraları eski usul telefonla defalarca çevirdikten sonra binbir güçlükle tutturup Avrupa’yla, Amerika’yla konuşurduk.
Evde telefonu olan bir nevi statü sahibiydi. Yılbaşı gecesi büyüklerimiz masayı geleneksel yiyeceklerle donatırdı. Hep birlikte siyah beyaz ekranda, tek kanal olan TRT’yi izler, Milli Piyango biletlerini çıkarıp heyecanla çekiliş sonucunu beklerdik. Bazen yayın kesilir, ekranda bir testi yada  şelale resmi belirirdi.
Saat 12’de Noel Baba’nın getirdiği  oyuncaklarımızla çok dikkatli oynardık çünkü hem çok pahalıydılar hem de çabuk kırılırlardı. Yeni alınan ayakkabılarımızı yatağımızın başucuna koyup uyurduk. Giyisilerimiz hazır giyim kısıtlı olduğundan çoğu zaman evde dikilir, atkılarımız, şapkalarımız elde örülürdü.
Coşkuyla yılbaşını bekleyen kızıma bakıyorumda, ister eski günlerdeki yılbaşılar olsun, ister günümüzdeki, Noel Baba’yı beklemek güzel. Hediye paketlerini açmak, çocuk olmak çok güzel.
Şu soğuk kış gecesinde dileğim ; yeryüzündeki her çocuk yeni yıla sıcacık bir evde, sevgiyle sarmalanmış, karnı tok, sırtı pek girsin…