Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

Kalbini, sahaya koyan var mı?

28 Nisan 2013, Pazar - 14:34
“Biz çocukken;
yollar bozuktu, arabalar bozuktu, musluklar bozuktu, ziller bozuktu, paralar bozuktu
ama adamlar sağlamdı..”
Sosyal medyada karşıma çıkan bu yazı beni derin düşüncelere itmişti İnönü’de..
Aklıma,
Biz çocuk ve gençken;
sahalar bozuk mu bozuktu, sular akmazdı, çim saha yoktu, klimalı otobüsler hiç yoktu ama faniladan bozma formalarımız, hayallerimiz, umutlarımız, ideallerimiz hatta uğruna ölümlere gittiğimiz düşüncelerimiz vardı..
Adam gibi adamlarımız,
vazgeçmediğimiz aşklarımız vardı..
Duyarlı bir gençlikti..!
Tıpkı, bugünkü Beşiktaş taraftarı gibi..
Ve elbette, sahadaki adamları sonuna kadar savaşır, kalbiyle oynardı..!!

Düşüncelerden sıyrılıp İnönü’de olduğumu hatırlıyorum..

İsmi anons edilen BJK teknik patronu “Yuh” sesleriyle sahaya çıkıyor!
Kalbim cız ediyor..
Koca Beşiktaş’ın içine düşürüldüğü duruma bakın..

O kadar küskünlüğü rağmen İnönü, Siyah-Beyaz sevdalıları tarafından işgal edilmiş durumda.
Taraftar “Aldırma Kartal Aldırma” diye şarkı söylüyor..
Sanki yıl, 1977-1978-1979..
Beşiktaş 1-0 önde ama İnönü, Hababam Sınıfı’nın en acıklı sahnelerinde söylenen Erkin Koray şarkısının içeriği bile Beşiktaş aşıklarının nasıl küstürüldüğüne şahit oluyor!
“Arkası gelmez dertlerimin,
bıktım illallah..
Bize de bir gün kader güler,
Güler inşallah..”

“Güler çocuklar güler” diye geçiriyorum içimden..

Maç 2-0 Beşiktaş’ın üstünlüğü ile bitti ama küme düşmeye oynayan Orduspor karşısında sergilenen futbol asla ama asla gelecek için umut vermedi.

Maçın bitiş düdüğü ile birlikte,
“Leğende ‘Uf anne yandım su çok sıcak’ diyip, tasla kafasına darbe alan bir nesildik biz! O yüzden yandığımızda sesimiz çıkmaz..”
Sosyal medyanın efsane cümlesidir bu!

Bu yüzden maç öncesinde “İnşallah gecenin sonu de iyi olur.. Hoca da bize çektirmeye devam eder.. Mazoizm diye ben buna derim..” dediğimde çok sevdiğim bir arkadaşım,
“Enseyi karatma dostum! BEŞİKTAŞLI dayanıklı malzemeden yapılmıştır, bu kesin! Umarım kısa zamanda giderler de mide krampından kurtuluruz” demişti..

İNÖNÜ’DE SKANDAL

Sosyal medyanın efsane bir cümlesiyle maç yazımı bitirecektim ki skandalın AĞA BABASI patladı İnönü’de..
Şeref Tribünü’nden, Numaralı VİP Tribünü’ne inen koyu takım elbiseli adamlar, ceketlerinin cebinden çıkarttıkları katlamalı sopalarla bazı taraftarlara kafa göz girdiler..
İnanılır gibi değil, ama aynen öyle oldu..
Gözümün tam önünde..
Bir anda alt tribünde neler olup bitiyor diye anlamaya çalışırken, Basın Tribünü de bir telaş başladı.
Numaralı VİP tribününe inen koyu takım elbiseli adamların hepsinin boynunda stat giriş kartı vardı..
Belli ki korumaydılar..
Statta görevli olan üstlerindeki yeleklerde “Polis” yazan polisler takım elbiseli bir adamı durduramadı.
Onların yanında bile dayağa devam..
Polis “ağabeyler”, takım elbiseli adamlara elleşmediklerine göre elbiselerinden “korktular” galiba..
“Ne olur ne olmaz Polat Alemdar filan çıkar” dediler her halde..!!
Hani filmlerde olur, “Özel Tim Operasyon” yapar. “NOKTA OPERASYONU”..
Aynen öyle yapıp Şeref Tribünü’ne çıkıp gözden kayboldular.
Sopa iç içe çıkan bir şeye benziyordu. Jop değildi.
İç içe katladıktan sonra cebine koydu adam ve tekrar Şeref Tribünü’ne tırmandı.
“Biri bu rezil olayı insanlara açıklamalı..” diye düşündüğüm sırada, taraftarların “İstifa” sesleriyle inledi İnönü..
Adamlar ortalıktan kayboldu ama gazeteci arkadaşların koşuşturması devam etti bir süre.
Taraftar gibi basın mensupları da stattaki bu şiddete yüksek sesle karşı çıktılar..
Gazetecilerin yanına gelen bazı Beşiktaşlı yöneticiler yaşanan bu olayı kınadıklarını açıkladılar..
Ama olan olmuş “Operasyonu yapan” işi bitirip gitmişti..
Utanmalısınız! Utanmalı..
Sonucu ne olursa olsun; oraya, yani İnönü’ye Beşiktaş aşkı için gelmiş kadın ve çocuklar vardı!
Korku yaşattınız onlara..
Futbol sevgi işidir.
Beşiktaş sevginin ta kendisindir..
İnsanları korkutmanın, İnönü’den soğutmanın ne alemi var.
Siz! kesinlikle Beşiktaşlı değilsiniz..!!

OC “kaçmıyor” bir yere bu gece..!!
En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben CAN; Orhan Can..