Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Konuk Odası
Sosi CindoyanSosi Cindoyan

Kahve

29 Haziran 2011, Çarşamba - 23:43
Sabah uyanınca canınız kahve ister: Sabah keyfi.  Şöyle kafayı toplayıp plan program yapmak istersiniz. Birinci fırt dudağınızı ısıtır, ikincisi gözünüzü açar ve sonra kendinize gelirsiniz.
Gönül keyif ister Kahve bahane.
Bir başka gün falancayı özlersiniz : “Alo, kahveleri hazırla geliyorum” dersiniz.
Gönül bir Can ister Kahve bahane.
Çoğu zaman günün yorgunluğu sizi biraz dinlenmeye davet eder, kahvesiz mola olmaz dersiniz, sürersiniz cezveyi ateşe. “Eskiden bu iş mangalda olurdu” dersiniz kendi kendinize. Belki de yorgunluğunuzu atarken babanızın kahvesini mangalda pişirdiğinizi hatırlarsınız.
Gönül dinlenmek ister Kahve bahane.
Tanrım ! Deyip de boşluğa düştüğünüz an bir fincan kahve imdadınıza yetişir.”Oh, kahve iyi gitti deriniz.” Dilinizde kahvenin telvesini hissettiğiniz ana kadar yalnızlık çekmezsiniz.
Gönül ilgi ister Kahve bahane.
“Bugün de kahvemi dışarıda içeyim” dersiniz. Güzel bir Café açılmış caddede, ne de güzel dekore etmişler. Şimdilerde geçerli iş, Café-Restaurant işletmek. Dükkânın ismi yanlış yazılmamışsa eğer daha özenli bir yerdir kuşkusuz. Yabancı kelimeleri yanlış kullananlara ve yanlış yazanlara kızıyorum. Bilmiyorsan sor kardeşim, soramıyorsan da kullanma o kelimeyi.
Hoş, geçen gün bir fırının vitrininde -Taze poça bulunur- da yazabilmişlerdi.
Gönül gezmek ister Kahve bahane.
Kahvenizi içip, fincanı çevirirsiniz, şöyle bir bakış atarsınız arkadaşınıza:”Eh artık iki kelime söylersin” dersiniz. İki kelime de ne ki? Dünyayı anlatır telveler. Kahve falınızı pür dikkat dinlersiniz, dinleyip de meraklanırsınız. “Şu anki ruh halimi ne de güzel anlattı, ya gelecek için söyledikleri, acaba gerçekleşir mi?” Bir ferahlık gelir içinize, yeter ki kötü bir şey söylemesin falcı arkadaş. O zaman da “Aman canım, fala inanma falsız da kalma” diyerek avunursunuz.
Gönül ümit ister Kahve bahane.
Aman efendim, kimleri görüyorum. Aman efendim, kimler gelmiş? Sarılırsınız birbirinize, en şık tepsilerde, en şık fincanlarda kahveler sunulur, sohbet başlar ve koyu bir muhabbetle sona erer. Eskiler konuşulur, yeniler anlatılır, biraz modadan, ekonomiden, çocuklardan, elbette ki politikadan, dertlerden, keyiflerden, uğraşlardan, en can alıcı haberlerden bahsedersiniz.
Gönül muhabbet ister Kahve bahane.
Ama, dikkat edin, kahve içmek o kadar da kolay bir şey değildir. “Bir kahvenin kırk yıl hatırı var “ derler. Siz eğer bu söze uyamıyorsanız, o kahveyi hak etmiyorsunuz.