Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Çemberin dışı
Cenk UrasCenk Uras

Kadehten

16 Mayıs 2012, Çarşamba - 10:19
Sudan sebepler...Rakıdan sonuçlar...

Geceyi geçtik, sabaha doğru koşuyoruz.
Gün ışığı ile birlikte yıkanacak yüzler ve takılacak maskeler..
Kıyafetlerini giymeden yollara düşmeyi bile göze alabilecek insanlar da, maskelerini takmadan asla...
Herkes beyefendi, herkes hanımefendi...Herkes dürüst ve herkes iyiye dair ne varsa almış...Herkes melek olacak , kanatları eksik.
Herkes insan sevecek, hayvan sevecek,vatan sevecek..

*En kötü yönünüz ne  sorusuna uzun uzun düşünerek, “insanlara çok çabuk inanmam” diye cevap verecek dudağını bükerek  caramel macchiatosunu yudumlayan kadın..
*“Haksızlığa tahammül edemediğim için  çabuk sinirleniyorum” diyecek  arabası ile trafik lambalarında beklerken, şakır şakır yağmur altında mendil satmaya  çalışan beş yaşındaki çocuğu azarlayan adam..

Kendi içindeki kötü yanlarını bile , bir masumiyete bağlayacaklar son noktada..

Fakat günün bilançosu nedense iki köpeğin , üç insanın katledilmesi, birkaç tecavüz, bir kaç soygun ve bolca ihanet haberi ile dolu olacak...
Şaşırmayacağız… Alıştık..Alıştırıldık..Zaten en kötüsü bu..
Şöyle bir göz ucu ile haberlere bakıp iki elini yana açarak “hakkımızda hayırlısı” diyecek aile büyüğü en fazla..Ama ağzındaki lokmayı çiğneyecek önce..Çünkü görgü kuralları herşeyden önemli..

Sanki bir yerlerde bir yanlışlık var ve herkes o yanlışı başkasının yaptığını düşünüyor.
"Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" naraları ile iyi olan şeyleri hemencecik sahiplenirken, tüm kötülükleri düşman bildiğinin üzerine yapıştırıveriyor.
Kötülükleri kendinden uzak tutmak için ise bol bol düşman yaratıyor..
Ne kadar çok düşman , o kadar az kötülük...Çelişki melişki...Ama böyle bu ilişki..
Bol ihanet ve bol dedikodulu bir oyunun tükenmeyen kara güldürüsü…

Tükeniş ruhun bedenden ayrılarak adres değiştirmesi ile başlıyor..Böceklere yem ediliyor bir toprağın altında bütün somut gerçeklikler..İşte o an perdenin yıkılıp, viran eylenildiği an oluyor..
Maskeye de , geceye de… Ama en çok zamana ağız dolusu küfür etmek istiyor insan bu zaman aralıklarında..

Abartılı ve samimiyetsiz bir oyunun figüranlığından başrolüne terfi etmiş bir insanlığın parçalarıyız hepimiz..
Çünkü kötülükle, çünkü samimiyetsizlikle besleniyor bu senaryo ve bu düzen..