Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

İyilik geriye kalan miras...

15 Temmuz 2012, Pazar - 14:28
Bir gülen yüz.....

Gözlerinin içiyle yürek aydınlatan....


Konuşmalarıyla güven aşılıyan...


İşine duyduğu aşkıyla hayranlık uyandıran...


“Baba” kavramını her biriye aynı seviyede yaşata bilen...


Sakinliğiyle, dinlendiren....


Bakışıyla umut aşılayan...


Sevgisiyle herkesi sımsıkı saran koskocaman bir yürek, bugün aramızdan ayrıldı....
Gitti gitmesine ama gönüllere attığı *iyilik* imzasıyla tek kelimeyle özetletti kendini....


“Melek gibiydi, melek”


Kırmamış tek bir gönül....Büyükten küçüğe herkese ama herkese, elinin ve yüreğinin yettiğince omuz olmuş, baba olmuş, baba....

ARAM OSEPYAN....

Mahmutpaşa da başlayan iş hayatının sonraki adımını çırak olarak girdiği mağazanın patronluğa taşımış, esnaf kavramını dört dörtlük boyutuyla yerine getirmiş olmanın gururunu dahi yaşamadan bıkmadan usanmadan yol almış... Yarınlara çocuklarını mutlu ve huzurlu kılmak adına....

Dile kolay İstiklal Caddesi”nin OSEP ini 1933 ten bu yana yaşatabilmek...

Üstelik hiç ama hiç kimseyi kırmaksızın, üstelik dukkan kapısını her sabah yedide aynı titizlikle açmanın yorgunluğunu yaşattırmadan, üstelik mütevaziliğiyle her uzatılan ele, eliyle değil koluyla sarılmak...

Sonsuzluk yolculuğuna giderken, uğurlayanların hep bir ağızdan seslendiler adetten olduğu için değil....

Yürekten ve yürekten....

“Baba o kadar iyiydin ki...”


Dedesini son yolculuğa uğurlarken,  sessizliğiyle suskun konuşan Aleks,  iyilik mirasını sırtlamanın  garip burukluğunda...

Geride kalanların hep sırtlandığı sabır sınavı, özlem büyütmekteki acıyı taşımanın ağırlığında, öylece sadece güle güle deyip...

Göz yaşlarını biriktirmekte, dündeki anıları bugüne taşıma telaşında...

Güzel olan sadece,  iyi anılabilmek...


Bunu başarabilmiş tüm isimlere....


Hep ışıklar içinde olun......