Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Şimdi
Kağan BayraktaroğluKağan Bayraktaroğlu

İstemek mi, sahip olmak mı?

15 Ağustos 2011, Pazartesi - 11:04
Son yıllarda kişisel gelişim konusunda belki de en çok söylenen cümlelerden birisi “Hedefine ulaşmak için daha çok istemelisin” dir. Ne yazık ki bu cümle ben de dahil olmak üzere birçok insanı yanılgıya ve de hayal kırıklığına uğratmıştır. Evet, hazır olun belki de daha önce hiçbir yerde duymadığınız bir konudan bahsedeceğim. Daha önceleri ben de, eğer hedeflerime ulaşmak istiyorsam daha çok istemem gerektiğini ya da daha önce yeterince istemediğim için o hedefe ulaşamadığıma inanıyordum. Ta ki Sedona’da Hale Dwoskin’in ile tanışıp bu konudaki gerçeği öğrenip hayatımda birebir yaşayana kadar.

Bir hedefe ulaşma yolunda onu ne kadar çok istersek ona o kadar yaklaşacağımız söylenir. Buna bağlı olumlamalar yapılarak o hedefin oluşması için müthiş bir çaba harcanır. Hatta ne kadar çaba harcarsak o kadar iyi olduğu anlatılır. Ancak istemek sahip olmamak demektir. Yani bir şeyi ne kadar çok isterseniz ona o kadar az sahip olduğunuzu hissedersiniz. Bu da bizde bir eksiklik enerjisi yaratır.  Bu konuyu şöyle açabiliriz. Diyelim ki hedefiniz bir ev satın almak. Bu hedefi sürekli isteme enerjisinde kaldıkça o eve sahip olmadığınızı o kadar güçlü hissetmeye başlarsınız.  Bu da sözlerimizde şu şekilde yansır: “Bir ev satın almak istiyorum ama bir türlü olmuyor, istiyorum ama yeterince param yok, istiyorum ama bu yatırımı yapmaktan korkuyorum, istiyorum ama olacağına inanmıyorum, istiyorum ama şansızım” gibi duygu ve düşünceler işte yukarıda bahsettiğim sahip olmama enerjisini taşırlar. Ve her geçen gün hedef gözümüzde daha çok büyümeye ve de uzaklaşmaya başlar. Sonra da etrafımızdaki insanlardan birinin bir ev aldığını duyunca hatayı kendimizde aramaya başlayarak o hedefi yeterince istemediğimizi o yüzden ona sahip olamadığımızı düşünmeye başlarız.

Ama bir hedefi istemeyi ne kadar serbest bırakırsanız o hedef size o kadar yakın gelir. Çünkü istemeyi serbest bıraktıkça sahip olmama duygusu da serbest kalır. Buna bağlı olarak da o hedefi istemek yerine sahip olma duygusunu yaşamaya başladığınız için o şekilde düşünmeye, kararlar almaya ve davranmaya başlarsınız.

Sonuç olarak bir ev satın almayı istemeyi mi tercih edersiniz yoksa ona sahip olmayı mı? Daha çok maddi kazanç istemeyi mi tercih edersiniz yoksa ona sahip olmayı mı? Her anınıza huzurlu olmayı istemeyi mi tercih edersiniz yoksa o huzura sahip olmayı mı? Bununla birlikte hepimiz hayatlarımızda çeşitli hedefler belirleriz ve bu hedeflerin bazıları gerçekleşir bazıları gerçekleşmez. Ancak bir hedefi istemeyi serbest bıraktığınızda oluşan duygu, o hedef konusunda rahat olmaktır. Yani o hedef gerçekleşse de gerçekleşmese de her şeyin yolunda olduğunu fark ederek hayatınızı yaşamaya devam edersiniz. Aşağıda bir örnek yapalım.  Eğer serbest bırakma konusunda hiçbir bilginiz yoksa ilk olarak  http://sedonayontemi.com/serbest-birakmak/ linkindeki videoyu izleyip, sayfadaki alıştırmayı uygulamanızı tavsiye ederim.

Uzun zamandır ulaşmak istediğiniz bir hedefinizi düşünün:  (Bu her konuyla ilgili olabilir)

Şimdi o hedefe nasıl ulaşmak istediğinizi hissedin.
Sadece o isteme enerjisine kendiniz açın.
Şimdi bu hedefin gerçekleşmesini istemeyi serbest bırakabilir misiniz?
Serbest bırakır mısınız?
Ne zaman?

Şimdi duygularınıza bir bakın. Hedef size daha mı yakın yoksa daha mı uzak? Bu alıştırmayı birkaç kere tekrarlamanızı tavsiye ederim. Böylece kendiniz hedefiniz konusunda daha açık ve rahat hissetmeye başlayacaksınız.