Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

İşte öyle bir şey...

23 Eylül 2013, Pazartesi - 04:17
Sevdalıyım, küçüklüğümden beri...

Büyükbabamın sevdasında görmüştüm ilk kez,,

Ölüm döşeğinde Beşiktaş maçını radyodan dinleyişini, yendiler mi, yendiler mi diye son nefesini tüketişini...

Anlamlar yükleyemediğim küçük beynim, sorgular olmuştu takım tutmayı taraftar olmayı...

Hayata baş kaldırışım isyanım, kendi içimde devrimim...

İlk uyanışlarım....

Önceleri öyle baktım, sorarlarsa Siyah Beyaz adına...

Sonrası hayat sürükleyince seni başka yollara başka boyutlara...

Mesleğimin ilk basamağını spor servisinde atladım...


İşte o zaman öğrendim...


Aşkı...

Sağlam duruşu,

Asıiliği,

Tutkuyu,

Halkın yanında halkın takımında halkın tirbününde durmayı...

Ses olmayı, sessizliği...

Bir konuşup, bir olmayı...

Marşlarıyla güldüm, ağladım, sevindim...

Öyle uzaktan uzaktan da izlemedim ha...

Çarşıda tamda çarşının göbeğinde...

Basın tirbününde Abilerimle, taraf olmayı taraftarlığı öğrendim...


Fanatik olmamayı, karşılıksız sevmeyi...

İyi günde kötü günde hep aynı kalmayı...

Haklının haksızın yanında bir olmayı...


Muhalif olmayı, azınlık olmayı, çoğunluk olmayı, kaleyi, ofsaytı, penaltıyı, hakemi, yani futbolu...

Ama her şeyden öte siyah beyaz sevdayı...


Yenmeyi yenilmeyi, zirveyi son dakikalarda gülmeyi...

Duruşun varsa dünde günde de aynı duruştur adam gibi takım tutmak, adam gibi taraftar olmak...

Şimdiler de tanımadım şimdilerde tanışmadım ki,

Hep sevdim, hep bildim, çarşının her şeye karşı olduğunu...

Hanidir diyesim var,

Her iyinin içinde kötülük, her kötülüğün içinde iylik sözü bizden çok uzak...

Ne siyahı ne beyazı kir barındırmıyor....

İyi olmayan Beşiktaşlı olamaz.....diye boşuna dememiş değil mi? 

Süleyman Saba...