Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

İşgalci bir aşk bu...

09 Şubat 2013, Cumartesi - 21:43
“Yıkıcı bir aşk bu,
Yıkıyor milletin ortasına
Tutku yükünü..” diyor şair..
Bir Beşiktaşlı gördüğünüzde “telaşlanmaya” bilirsiniz..
Ama iki Beşiktaşlıyı yan yana  gördüğünüzde “dikkat” kesilmelisiniz..
Yok, üç Beşiktaşlı konuşuyorsa, orada bir başkaldırı, ruhlarda ‘ihtilal’ rüzgarı vardır bilesiniz.
Hele hele, dört Beşiktaşlı yan yana ise “devrim” çoktaan olmuştur..
5 tanesini siz düşünün gayri..!!
Belki de bu yüzdendir Dünyanın dört bir yanında Beşiktaş tribünlerini çok sevilmesi..
Hatta Van’da, Tunceli’de..
Van’ın çarşısını gezin bir hele!
Unutmazlar asla 65. dakikada kar yağışı altında Van için soyunan Beşiktaşlıları..
Unutamazlar ki on binlerce atkıyı Van’daki kardeşlerine gönderen  siyah Beyazlıları..
Bu İnönü’nün tribün ruhudur..
Muhalefet, aykırılık, duyarlılık, dayanışma ve kardeşlik..
Ve bu yüzdendir Elazığlıların Beşiktaş sevgisi..
Ve bu yüzdendir Tuncelilerin, Elazığ’a gelen Beşiktaş’ı seyretmek için otobüs otobüs komşu kente akmaları..
“Tunceli’de yüz kişiye sorun. Yüzde 60’ı Beşiktaş der!  ‘Hangi Gruba yakınsın?’ sorun, yüzde 70’i, ‘Çarşı Grubu sempatizanıyım’ der. İnönü’ye gelemediği, oradaki insanlara katılamadığı, İstanbul’daki maçları uzaktan seyrettiği için sempatizanım” der ha.. Bu yüzden Tunceli’nin çarşısında, ‘Çarşı Restoran, Çarşı Pasajı’ gibi birçok işyerinin adı ‘Çarşı’dır” diyor DHA’nın Tunceli muhabiri Ferit Demir, Elazığ’a Beşiktaş maçına giderken..   

Hemen önümde 2 Beşiktaşlı konuşuyor.
Ben de dikkat kesiliyorum tabii..
“Biliyor musun” diyor biri, “Niang’ı twitter’den transfer etmişler..”
“Hadi ya” diyor öteki..
“Evet ya, Niang tweet atmış ‘Türkiye ya da Fransa’ya gideceğim’ diye bizim yöneticiler oradan görmüşler. Hoca’ya sormuşlar alalım mı diye. Hoca ‘Yok istemem’ demiş.. ‘Ya olur mu Hoca’ demişler ve ona rağmen adamı twitterden transfer etmişler.
Ama daha komiği ne biliyor musun..?
Niang imzayı attıktan sonra yöneticinin biri ‘Sen, sakat olduğun için mi Beşiktaş’a geldin..’ diye sormuş.. Skandal değil mi bu?” diyor..
Öbürü sessizce dinlemeye devam ediyor..
Bana bir gülme geliyor hemen arkada.. 
Çocuklar devam ediyor.. “Biliyor musun” diyor uzun boylu olanı..
“Delgado da bonservisim elimde geleyim’ demiş bizim ki istememiş biliyor musun?”
“Atma, o kadar da değil..”
“Sen inanma daha, olay böyle işte..”
“Hele arka arkaya gelen saltıkları sana anlatsam..”
Anlat..
“Hani sakatlıkların suçunu kramponların içinde, dışında, dilinde, bağcıklarında, tabanında, RENGİNDE(!) arıyorlar ya..
Almeida 1 hafta önce zemini açıkladı, bir hafta sonra kendi sakatlandı.. Suç, devre arasındaki kamp yerinde.. Bu skandal değil midir? Zemini bozuk olan yerde nasıl takımı kamp yatırısın..!?”
Bana göre skandalın ağa babası ya..!!

Neyse gelelim maça,
İlk yarının son düdüğü çaldığında Veli’nin oğlu Orhan Veli gibi ben de
“Tarifsiz kederler içindeyim..”
Sizce ben, iyi şeyler mi yazmalıyım..
‘Bu takımla Barselona’yı bile yerle bir ederiz’ mi demeliyim..

4. dakikada gol attı Elazığ.. O kadar adamın içinde vurdu adam..
İlk yarı Beşiktaş’ta tek adam var, o da Sivok..
Holosko’nun golü çok hoştu ama..

Ha, Başkan “Sneijder ve Drogba heyecan vermiyor. Ben olsam almazdım” demişti ya..
Beşiktaşlıyı tanıyor Başkan..
Heyecandan “tir tir”, yok, zangır zangır titretmek için öyle bir takım kurmuş olmalılar..
Siyah-Beyazlıları böyle titretmekten, heyecandan zangır zangır yaptırmaktan hoşlanıyorlar besbelli..
Aşkın ızdırabını doya doya yaşatıyorlar taraftara yani..
Maçı gazetede seyrediyordum.
Gerilimime monitör bile dayanamadı. Elektriği kesildi..
Beşiktaş’ın 2. golünü göremedim.. Tekrarından seyredeceğim artık.

Niang’ın girer girmez attığı pas sayesinde Beşiktaş 3. golü buldu..
Zar zor, oldu ya. 1-0 geriye düştüğün maçı çevirmek iyi iştir.
Ne derim, son nefesinde bile umudunu yitirmeyeceksin.. Umut, hayatın goncasıdır çünkü..
Bazılarına rağmen 3 puanı aldı Beşiktaş..

BÜYÜK NOT:
Maçtan hemen sonra Ferit Demir aradı: “Elazığ’da, 13 bin Elazığ taraftarının 7 bini Beşiktaşlıydı. Sesizce maçı izlediler. Çünkü Beşiktaş taraftarına ayrılan yer küçük bir yerdi. Mecburen Elazığlı taraftarların oradan bilet alıp seyrettiler. Beşiktaş’ın bölgede bu kadar sevildiği bir kez daha gördüm” dedi..

Bu gece OC kaçar..
En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben CAN; Orhan Can ..

Ha bu arada,
Cemal Süreyya’nın “Bu Bizimki” adlı şiiri benim sevdamı anlatır sanki..

Benden bütün Beşiktaşlılara armağan olsun..

“Yıkıcı bir aşk bu,
Yıkıyor milletin ortasına
Tutku yükünü..

Bölücü bir aşk
Ekmeği suyu bölüyor
Günde üç öğün..

Hain bir aşk bu,
Sizin eve hırsız girer
Onunkine polis..

Yasadışı bir aşk bu,
Evlenmeyi
Hiç mi hiç düşünmüyor..

Soyguncu bir aşk bu,
En sıradan ezgilerden
Sevinçler devşiriyor..

Kökü dışarda bir aşk,
Dante ile Beatrice'inkine
Fena öykünüyor..

İşgalci bir aşk bu,
Samanlık sevişenin diyor
Başka şey demiyor..

İlahi Cemal Süreyya, bu kadar güzel anlatılır bir sevda masalı yahu..!!

Boşuna senin için dememişler,
‘Tanrı
Bin birinci gece şairi yarattı
Bin ikinci gece Cemal’i…’ diye (Ülkü Tamer)