Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

İnönü’de mutsuz bir adam vardı

01 Mayıs 2011, Pazar - 18:29
Bakın kimdi O!!
Maçtan önce “Kim yener” diye soruyorlar bana..
Tabiî ki Beşiktaş diyorum..
“Yok” diyorlar, “Galatasaray yenecek..!!”
Gülüyorum “Gazozuna oynasam, yine de yenmek isterim” diyorum..
Çünkü gazoz içmeye bayılırım..!!
Gerçi bu maç, matematikteki “ETKİSİZ Eleman” durumu ya..!!
Bu arada, İnönü’de bir an sessizlik oluyor..
GS’liler kaçırmıyor bu fırsatı..
Beşiktaş’ı Beşiktaş’ın marşıyla “vuruyorlar..”
Böylece ilk küfür Galatasaraylılardan gelmiş oluyor..
Hemen yanıt geliyor tabii..
Beşiktaşlılar, “Kümede kal Galatasaray, kümede kal..” diye bağırırken siyah beyazlı oyuncular da sahaya çıkıyor..
İnönü’ye biri oğlum 3 liseli gençle birlikte geldim..
Hava yavaş yavaş akşama “yatarken” keyifleniyorum stat biraz daha doluyor.
Aklıma yolun karşı tarafından “Beleş Tepe”de, oradan da Stada doğru inmek için ışıklarda yaya geçidinde duran ve bizim yaya geçidinden geçmemize en olan İETT otobüsü şoförü geliyor..
O adamı göstererek, çocuklara dedim ki..
“İşte, bu kişi ye de İNSAN diyorlar..” 
Oysa yarım 1 Mayıs.. İşçinin, emekçinin bayramı..
Alın teriyle kazananların bayramı yani..
Haram yiyenlerin, nalıncı keseri gibi “Hep bana, hep bana” diyenlerin değil..
Doğrunun, dürüstün bayramı..!!
Eşitlik, hak, hukuk, vicdan diyenlerin bayramı..
Kısaca 1 Mayıs, İnsanı insan olduğu için sevenlerin bayramı.
Bu arada, futbolcular ısınmaktan “yanacaklar”..
Maç başlasa artık diyorum.. İçimden elbette.,.
“Sanatın vazifesi, tabiatı kopya etmek değil, tabiatı ifade etmektir..” diyor ya Balzac, işte, futbolun vazifesi de bize hayatı anlatmaktır..
HAYATI BİZE tarif etmektir..!!
Bakalım bu akşam yapılacak olan  TARİF NASIL BİTECEK..
Çarşı grubu, Beşiktaş alt yapısından yetişen ve geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Emre’in “Seni unutmayacağız..” pankartını okuyorum..
Hayatın anlamından biri de paylaşmak değil midir..!!?
“Hayatı Paylaşmak” dedim de..
Beşiktaş deniz tarafındaki kalede başlıyor.
Quaresma topu ayağına aldığında stattaki heyecan biraz daha yükseliyor..
Hele sıfır noktasına kadar gelip defansına yardım etmesi ve topu kazandırması..
Görülmeye değerdi doğrusu..
Hemen arkasından gelen Beşiktaş atağı da..!!
Fernandes’in kaptırdığı toplar, kanımdaki adrenali “hop hop” diyerek yükseltiyor doğrusu..!!
22 dakikada Galatasaray’ın şutu Baros’a çarpıp geri gelmesi seyircileri epey güldürdü.
Hemen arkasından Serkan’ın Q7’yi kara kucak düşürmesi geldi..
Pozisyon yapamayan Bobo’ya Fernandes kızıyor.. Tartışma epey sürüyor..
Konya maçında da Nihat ve Quaresma ağız dalaşı yapmışlardı..
Ülkeler, toplumlar da böyledir..
İşler iyi gitmedi mi “İÇ KARIŞIKLIKLAR” olur..
Önlem alınmazsa ÇÖKÜŞ BAŞLAR..!!
Aynı ,Mısır’da Libya’da Suriye’de vs olduğu gibi..
Futbol hayatın kendisi olduğu için takımlardaki ruh hali de bunu gösterir..!!
Bu açıdan batığımda
Futbolu biliyor gibi yapan futbol numaracıları vardır ya..
Onları ben ciddiye bile almıyorum ben..
Bu arada yanımdaki gazeteci arkadaşım “Abi, bu sefer güzel bir kadın gördün mü” sorusunu yöneltiyor..
Ben de ona “görmedim” diyorum..
“Aman aman görme ağabey, YENİLİYORUZ” diyor.
Ben de “Tamam, bugün kıvırcık saçlı sarışın güzel kadın görmeyeceğim..!!” diye yanıt veriyorum…
Yanarım yanarım, ben neye yanarım biliyor musunuz..!!?
Rüştü, neredeyse emekli olacak gidecek, kendisine verilen geri pasını doğru dürüst vurmayı öğrenemedi gitti ya, ben ona yanarım..!!
 
53. dakikada Q7’nin attığı kaleciden dönen topuna Bobo akıllara zarar verdi ve kafayla vurduğu meşin yuvarlığı kale direğine nişanladı..
Bu olaydan ve bu yaştan sonra “Soyunup oyuna ben mi girsem acaba..!?”  diyorum.
Beni yanıltmıyor bu çocuk..
57. dakikada  Quaresma’nın “alda at” dediği pası dışarı attı Bobo..
“İmkansızı Başaranlar Kulübü” üyesi Bobo..
Daha önce yazmıştım.. “Bobo komando olmalı” diye..
Ve 59 dakika Mehmet Aurello kafa aşırtması ile golü buldu.. 1-0
Topu önünde bulan Simao’nun pozisyonu affetmedi.. 2-0
Stat bir anda bayram yerine döndü. Beşiktaşlılar bayramı yaşarken, Galatasaraylılar derin bir sessizlik içine girdiler..
70. dakikada Q7’nin Guti’ye attığı artistik pasına kim, ne diye bilir ki..!!?
İnönü bayram gibi.. Sanki, Ankara’dan abim geldi..!!
Sarı kırmızılılar şu sırdalar suskun..
Gerçi, arada sırada canlanıp validemizi hatırlıyorlar ya..
77. dakikada Guti büyük alkışlar arasında sahayı terk ediyor..
Ama o yedek kulübesine değil, soyunma odasına gidiyor..
“İyi oynuyordum niye çıkardın” diyor yani..
Mutsuz adam Guti..!!
Demek ki bir tepkisi var.. Dedik hani, bir takımda, bir grupta, bir toplulukta bir ülkede iç karışıklılık varsa “orada iyi bir sorun var” demektir..!!
80. dakikada Quaresma çıkıyor ama İnönü de yıkılıyor..
Tayfur Hoca, Guti’nin bu tepkisinden sonra üst üstü değişiklik yapıyor..
Meali şu: Değişiklikler kişisel değil.. Taktik icabı..
Yersen tabii..!!
87. dakikada GS inanılmaz bir gol kaçırdı..
Tercümesi ŞU: Rüştü şahane çıkardı..
Maçın son anlarında kameralar Galatasaray kulübesini gösteriyor..
Hüzün çökmüş oraya..
Bu arada son düdük çalıyor..
“Ben gazozumu içerim arkadaş..!!” diyorum..
 
Neyse OC bu akşam da kaçar..
En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben CAN; Orhan CAN..
 
Not: Size “PAYLAŞMAYI” anlatacaktım aslında bu yazıda..
Hani bir Türk’le  dünyanın en güzel kadını gemi batmış ıssız bir adaya düşmüşler,,
Hah işte, O Türk’ün yaptığını anlatacaktım..
Neyse..
Onu da sonra anlatırım..!!