Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

İnönü de sarışın kadın

16 Nisan 2011, Cumartesi - 19:05
İnönü’de çok ünlü ve çok güzel sarışın bir kadın vardı..!!
Peki, neredeydi o kadın..
Tribünden çimlere bakarken derin bir “Ah” ve bir de “Vah” çektim.
Bu, içimden gelen bir “AH”tı..!!
Sonra, yolda gördüğüm o güzel sarışın kadını hatırladım.
Göz göze geldiğimizde kalbimin en güzel yerinden “Ah” demiştim..
Gençti, güzeldi, alımlıydı..
Bukle bukle saçları vardı.
Altın renginde kıvırcık saçlı bir kadındı.
Çok hoş, güzel bir kadındı O..!!
Ve biraz “Ah”, biraz “Vah” biraz “Keşke”, biraz “Şöyle olsaydı”, biraz “Böyle olsaydı”, kelimeleri gelmişti aklıma..!!
“Daha önceleri nerelerdeydiniz” sözünü hatırlamıştım..!!
Öylece geçip gitmişti yanımdan, bana bakarak..!!
İçimi çekerek gözlerimi kaçırdım..!!
O çok gençti..
Mis gibi de kokuyordu..!
Zalim zaman ne de çabuk geçmişti..
Futbolun 90 dakikası gibi..
Her hafta, bitmez gibi gözüken ama hemencecik tükenen 90 dakikalar..

Şimdi, İnönü’nün çimlerine bakarken..
Hayatın içinde olduğu gibi şöyle bir “AH” geçirdim..
Sezon başından bu yana basit hatalar yüzünden alınan kötü sonuçlara “KEŞKE..!!” dedim.
Sonra, hakemlerin alıp götürdükleri puanlara “VAH” dedim..
“Quaresma az aşağıdan vursaydı, Almeida onu atsaydı, şurada ya da burada dursaydı, öyle olurdu böyle olurdu, ah defans o topu kaçırmasaydı, 1 adım geride olsaydı veya 1 metre ileride olsaydı da o puanlar kaçırılmasaydı..” diye düşündüm..
Tıpkı, HAYATIN İÇENDE olan HAYIFLANMALAR GİBİ..!!
O sarışın güzel kadın yeniden geldi aklıma..
Yıllar ne de çabuk geçmişti..
Sonra; yeniden, bağıra bağıra giden puanları düşündüm..
Ne de çabuk tükenmişti o 90 dakikalar..
Aklıma tekrar kıvırcık saçlı o güzel kadın düştü..!!
“Doğru zamanda doğru yerde değildin demek ki” cümlesi geldi dağarcığıma..
Ve, BJK’li oyuncuların santim farkıyla doğru yerde olmadıkları anlar geldi aklıma..!!
Yine Hayıflandım..!!
Ve, Simao’nun 4 dakikada kaçırdığı pozisyona “AH”,
arkasından da Nihat’ın kale direğinin yanından dışarı çıkan topuna “VAH”, Necip’in biçilmesine es geçen hakeme de “Yuh” dedim..
Mesela, Ernst’in 9 dakikada kale üstünden giden topuna da “Keşke biraz aşağıdan vursaydı” dedim..
Bukle saçlı sarışın kadını anımsayarak “KEŞKEE…”leri tekrarladım .
Hayalimdeki o kadını, İnönü’ye getirdim..
O güzel sarışın kadın artık buradaydı..
Bir Onu, bir Beşiktaş’ı izledim bu gece..

Futbol, karşına çıkan fırsatları değerlendirme sanatıdır..
Kurallar çerçevesinde elbette..!!
Hayatta böyledir..
Sonra, sarışın kıvırcık saçlı hoş bir kadını görüp hayıflanıp durdursun..!!
Aynen, 19 dakikada kelecinin boşalttı kaleye Beşiktaşlıların topu gole çevirememesi gibi..
Oysa yaşamın da kuralları vardır, Futbol gibi..
Vee, 26. dakikada Simao, önüne gelen fırsatı kaçırmadı. Durumu 1-0 yaptı..
Kısacası bu defa “Keşke” olmadı, “Ah” olmadı, “Vah” olmadı..

Nihat’ın 31. dakikada sol çaprazdan kaleye vurduğu falsolu ve şamdelimsi vuruşunu Gençlerbirliği kelecisi aynı güzellikte kornere çeldi.
İşte ben; o zaman, yüreğimin en derin yerinden “AHHHHGG” dedim..

Futbol, güzel ve hoş koklu bir kadını sevmek gibidir..
Yüzünü gördüğünüzde,
Kokusunu hissettiğinizde, “deliye” dönersiniz..!!
O, hatıralardaki güzel kadını sevmek gibi..
Takım sevgisi de böyledir işte, “Deli eder adamı deli..”!!
E, Fırsatları kaçırmamak lazım tabii..

Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Haydi Abbas” şiirinin en çok neresini severim bilir misiniz?
“Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.”
Yaşım, her yıl bir kademe daha yukarı çıktığında daha çok severim bu dizeleri ben..!!
Gerçi,
Hayat da şiir gibi değil mi, çoğu zaman..!!?

Ve 52. dakikada İbrahim Toraman bize “Keşke” dedirtmedi ve durumu 2-0 yaptı.
58’de ise Almeida bize yukarıda anlattıklarımı yeniden yaşattı..
Anlarsınız ya..!!
Dakikamlar 62 olduğunda da Gençler “Fırsatı” kaçırmadı.. 2-1 oldu.
Nefis bir goldü doğrusu..!!

66. dakikada bütün stattan “OHAAAA” diye bir gürültü çıktı..
Nedeni, kavak boylu Almeida’nın kafasının üzerinden uçan oyuncunun hareketiydi..
Ve 71. dakikada bir “AH” daha yaşıyoruz. 2-2 oldu.
Bol bol “Ahları, vahları ve keşkeleri” yaşıyoruz.
Aslında, hayatın TA kendisini yaşayarak, maçın sonuna geliyoruz ya..
Simao’nun frikik vuruşu ve üst üste gelen şanslar “AHH”lara devam dedirttiriyor..!!
Vallahi,
Bu maçın sonucuna kargalar bile güler..!! diyorum ama..
Yine de o güzel hoş kadını seviyorum..
HAYIFLANMADAN HEM DE..!!
Maç başlamadan önce Sinan Engin canlı yayında konuşurken, bir ara kızdı..
Stat ilgisiz açılan bir müzikle çınlıyordu..
Tam ben isyan edecekken, o, benim düşündüğümü yaptı..

Ve, “Kim kısacak bu bangır bangır çalan bu müziği. Burada bağıra bağıra konuşuyoruz” dedi.. Çalan “şeyin” Beşiktaş Marşlarıyla da bir ilgisi yoktu..
Canlı yayın Sinan Engin’in haklı isyanı ile çınlamıştı..!!

Yine, bir KEŞKE yapacağım..
Beşiktaş ilk yarıdaki pozisyonları değerlendirseydi dünyanın golünü atardı..
“Keşke öyle olsaydı..”
Bir baktım, O kadın da çoktan gitmiş..!!

Neyse OC bugün de kaçar..
En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben CAN; Orhan Can..!!

Sizleri Cahit Sıtkı Tarancı ustanın bu şiirini armağan ediyorum..!!
Okuyun ve idrak edin..!!

“Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.”