Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Konuk Odası
Sosi CindoyanSosi Cindoyan

İnadına vefa...

30 Aralık 2015, Çarşamba - 16:07

Güzel renktir beyaz, saflığı, masumiyeti temsil eder. Saf ve temiz duygular beyazdan geçer. Berekettir beyaz, titizliktir, renklerde uyum sağlayandır. Beyazla huzur bulur, dualara karışırız. Beyaz gelinlik, beyaz gül, beyaz-bembeyaz bulutlar, kar beyazı, süt beyazı, ya kedinin beyazı? O da neydi şimdi????? Bu kadar güzel şeyin arasına hayvan da nereden karıştı? Öyle ya ağzı bozuk insanlar için hayvan küfürdür, oysa bahsedeceğim beyaz kedi çok sevimli. O beyaz kedinin adı Titiz.

Titiz, İstanbul’un Avrupa yakasında doğmuş bembeyaz bir kedi. Kendi muhitinin çarşısını pazarını dolaşan, esnafın sevgilisi, hayvan severlerin üşenmeden beslediği bir sokak kedisiydi. Anasının sütünü emdiği yollarda, taşını tozunu kokladığı asfaltlarda mutluydu Titiz kedi.

Okul çıkışı, çocuklar için bir renk, bir aşk, bir candı. Titiz kedi, kendisine uzanan şefkatli ellerin desteği ve sevgisi ile büyümüş, yarı aç gezdiği zamanlar da olmuş Titizin ama tek kişiye zararı dokunmamış ta ki sabrının tükenip kuyruğunu çeken bir çocuğu iyice tırmaladığı güne kadar. İşte Titiz kedinin kaderi o gün değişti.

Kim de olsa çocuğunu tırmalayıp kolunu kanatan kediye ödül vermez. Evlâdını o kediden uzak tutar, dikkat eder. Olayın derinine iner, araştırır. Kim kime zarar vermiş, kedi mi çocuğa, çocuk mu kediye. Titizi rahatsız eden bir durum olabilir, çocuk da belki bilinçsizce davranıp kediyi korkutmuştur fakat iş ceza kesmeye gelince, bu tamamen yargısız infazdır.

Titiz kedi yarı açık cezaevine terk edilir. Zalim eller onu bir motora bindirip karşı yakaya götürüp bilmediği bir ortama terk edip gönül rahatlığı ile evlerine dönerler. Gurbette, tanıdığı herkesten uzak, özlemini ve sevgisini içine gömer Titiz kedi. Yollara düşer, kendisini sevdirmeye çalışır ama hep kendisini taşıyan motor iskelesinin yakınlarında gezinir. 

Sevgi öyle bir duygu ki kan yolu ile insanın tüm bedenini sarar. Öyle bir duygu ki, akılla beslenip, yürekle yönlenir, eğitim ve kültürle şekillenir. Titizin sevgilisi çocuklar durumu öğrenince birkaç ay sonra motora binip karşı yakaya geçerler, dört koldan Titiz kediyi aramaya başlarlar. Büyük buluşma gerçekleşir. Her duyarlı insanın içini sızlatan tabloyu izleyenler olur. Çocukların gözlerindeki özlem, yüreklerindeki sızı sanki Titiz kediye, “Ah! Titizim o gün niçin kendine hâkim olamadın” der gibiymiş.

Titiz kedi onlara sürtünmüş, sevgi gösterileri yapmış, sevdiği mamalardan yemiş, kendisini sevdirmiş, onlarla birlikte güzel vakit geçirdikten sonra motor iskelesine kadar onları uğurlamış fakat ne yapmışlarsa asla motora binmek istememiş. Titiz kedi artık İstanbul’da bir Asyalı olmayı kabullenmiş.

İşte çocukların sevgisi, Titiz kedinin vefası, minnet borcu ve belki de yalnız bırakılmış olmanın tepkisi ile erkekçe yazmayayım ama kedice takındığı tavır. Vicdan muhasebesi yapacak olanlara bir ders.