Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Doğal
Kamil TezgelKamil Tezgel

İlk elden...

14 Kasım 2012, Çarşamba - 12:12
Nedendir bilinmez ama bu teknolojiden bazen nefret ediyorum.
Her şeyden ama her şeyden anında haberdar oluyorsun,
Ama istemiyorsun bazen hiçbir şeyden  haber almak ve ulaşılmaz olmak istiyorsun.
Yalnız başına kalmak istiyorsun,ama nerdeee...
Biri sana bir şekilde ulaşıyor.
İstemediğin bir zaman da ve istemediğin bir yerde.
Her şey elimizin altında bir ‘’Enter’’ tuşuna dokundun mu tamam bitiyor her şey..
Bayram da seyran da bile telefondan toplu mesaj yollar hale geldik...
Bilmem kaç kişiye bilmem kaç mesaj yazan parmaklar sanki evrim geçirdi..
Biri mi hasta telefon etmek yok..
Yaz bir mesaj salla gitsin,aynı günümüzün ‘’Ben yaptım oldu diyen müteahhitleri ‘’gibi..

Adına ‘’Mektup’’ denen,zarfa  konan,hatta o berbat tadına rağmen zarfın zamkı ve pulu yalanan bir adet vardı eskiden...
Adına  türküler söylenen ‘’Yine yakmış yar mektubun ucunu’’ diye başlayan türküler  vardı.
Beklerdin  askerden oğlundan gelen bir mektup yada kokusuna hasret kaldığın sevgilinden gelen bir mektup.
Onların kokusu olurdu o yazılan mektuplarda..Açardın o zarfı itina ile zarifçe ve asla hoyrat davranmazdın o zarfa,çünkü bilirdin o zarf ondan bir parçadır sana gelen.
İçinden bazen  defter yaprakları arasında kurutulan‘’Kuru bir yaprak’’ bazen ‘’Kuru bir çiçek’’ yada
Yazılan mektuba anlam katan başka bir şey..Mesela gözyaşları akardı o mektup sayfasına.

Her  yere o zaman postacı gidemez adres kısmına da ‘’Bakkal Mehmet Eliyle’’ yada bildik başka bir
Esnaf  dükkan ve benzeri  yere  bırakılan ama her zaman adresine ulaşan o mektuplar,
böyle başlardı genelde..’’Evvela mahsus selam eder,küçüklerin gözlerinden , büyüklerin ellerinden öperim’’ne kadar sıcak bir ne kadar özlem dolu bir kelime..’’Öpmek’’öpemeyeceğini bile bile bir mektup sayfasında öpmek..Ama şimdi olduğu gibi ‘’Byyyy muuccckkksss’’gibi şapşalca  öpmek değil.
Bayram  tebrikleri,hele o yılbaşı tebrikleri...Karlı bir manzara ve ışıl ışıl sim ile kaplı bir yılbaşı tebriği..

Ondan  sonra da hayıflanıyoruz..
‘’İnsanlık  ölmüş abii yaaa’’ hangimiz bir birimize bir telefon edip hatır soruyoruz ki..?
Telefon dedim belki yazdıklarım ile çelişsem bile.Nasıl olsa zaten yüz yüze bile görüşmek eziyet
Gelmiyor mu çok zaman..
Al bir telefon operatörünün 10,000 sms  paketini  yada sabah Facebook’tan günaydın de yada at bir Twitt,olmadı  çaldır kapat ‘’Şiişttt ben yaşıyorum’’anlamında.
Tamam ben sıkıldım gidip kendime önce mektup yazıp halimi hatırımı soracağım..
Sonra da üzerinde noel  baba,geyikler  ve kar  olan simli bir yılbaşı tebriği atıp yeni yılımı kutlayacağım
Her ne kadar erken olsa bile...İnşallah zamk ile yapışan bir zarf bulurum yalamak için o tadı bile özledim. . . . .