Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Eski Sandık
İmre Gaffaroğullarıİmre Gaffaroğulları

Ilık ılık meltem esintisinde...

28 Haziran 2014, Cumartesi - 20:25
Merhabalar, pari dostlarımız
Yine bir süre ayrı kaldık  ama bakın  içimiz kıpır, kıpır, yaz geldi. Miskin akşam oturmalarına son verdik, karanlık gri bulutlar, fırtınalar seller geride kaldı.  Şimdi  zaman kendimizi ılık meltemin  koynuna  atma vakti,  sonsuz  yaz akşamları ,kız kulesi rivayetleri bile sığ  geliyor artık bu düşe.
Bir  gün hiç beklemediğiniz bir yerden, mevsimden bahar  tazeliği ile tomurcuk açarak geliyor birisi ve oturuyor tam en beklenmedik yerde yaz güneşinizin ortasına.Orda çocuk olmak istersiniz, bırakıp herşeyi. İlk oyuncakçı dükkanına dalıp bir iki kürek, bir kova  biraz güneş kremi bir de olmazsa olmaz  şapka alır, doğru denizin mis gibi yosun kuları ile karıştığı  ege sahiline.
Haydi  tut,tut çekinme elinden diğer veledin de, biliyorsunki  oda  en az senin kadar özlemiş cocuk olmayı.  Eee  daha ne bekliyorsunuz, başlayın gerçek hayatta kuramadığınız o güzel kumdan kalelerinizi  inşa etmeye, kim enge lki size  en güzel düşerlerinizdeki gibi çocukca ve içten riyasız...
Evet belki biraz dan acıkacak susayacaksınız, sorun değil koşun en yakın bakkala versin size en soğuğundan iki tane  gazoz, en lezzetlisinde kaşarlı tost .
Yemek işi  de  haledildi ve sırada vazgeçilmez yaz öğle üstü  ritueli var  ''öğle uykusu ''siz yapmam deseniz de anneniz ve babanız zaten zorla yatıracak sizi''  mümkün değil çıkamazsın güneşe ,giremezsin denize bu sıcakta edasıyla.'' hem de aslında keyiflidir bu  mağmur tembellik.
Haydı tutun  o kızın elinden sallana sallana  yürüyün  ,o mavi tüllerle  bezenmiş   dışardan buram buram yasemen,nergiz ,kokusu nu hissettiğiniz   sahil  pansiyonuna,  evet, Agustos böceklerinden size bu öğle resitali ama bakın akşam üstü yine deniz var işin ucunda...
O zaman sarıl pencerenin önünden geçen ilk yelkenliye, belki alır götürür ikinizi de  cocukluk yazlarınıza, işte o zaman  bir anlamı olur hayatın ortasını geçmişken  hala yaşatmayı içimizdeki o minik  büyümeyen çocukları. Akşama hem açık hava sinemasında iki film var birinde Yılmaz Güney ''hayat  bize mutlu  olma şansı vermedi sevgili,biz kendimizden başka  herkesin üzüntüsünü üzüntümüz  acısını  acımız yaptık çünkü'' derken, diğerinde Sadri alışık yine bağıracak çok uzaklardan sisler içinde  ''Budamı gol değil be hakim bey '' inceden... Seyret varsa cesaretin
Mutlu bir yaz macerası için  çocuk olanlara  selam olsun...