Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Cafe keyif
Cengiz PalaCengiz Pala

Heraklia, Bodrum dostları ve de Sevgi ağacı…

05 Nisan 2012, Perşembe - 15:24
İstanbul’un yoğun stresli iş ortamını, trafikteki çilesini geride bırakıp,  baharı müjdeleyen rengarenk çiçek açmış ağaçlarla kaplı Bursa-İzmir yolunda ancak kendime geldiğimi hissederim. Geçtiğimiz hafta Büyükadalı arkadaşımız ve kızı ile coşku içinde, şarkılar-türküler eşliğinde gölleri, dereleri geride bırakarak Bafa gölünün kıyısındaki Heraklia’nın kucağına bırakıverdik kendimizi.

İlginç taş yapısı, dinginliği ve de misafirperver köy insanı ile Heraklia’yı, o yolu kullanırken ıskalamayın derim. Hayvancılık ve zeytincilik bu bölge insanının ekmek kapısı. Son yıllarda da pansiyon sayısı hızla artıyor. Arkadaşlarımız da burayı çok sevdiler. Daha önce de burada gördüğümüz işitme özürlü, gözlerinin içi gülen köylü teyzemiz arabayı durdurarak, ısrarla elindeki torbadaki portakal, limon ne varsa vermeye çalıştı. Arkadaşımız Esma da ona şalını verdi ki bir sevinç, bir kahkaha görülmeye değer güzellikteydi…

Heraklia'nın güzel manzarasını geride bırakarak Bodrum’a varmak ve Cevat Şakir’in ‘merhaba’sını alıp da heyecanlanmamak mümkün değil, sanki ilk kez görüyormuşçasına hem de. O güzelim havası, tansiyonu hemen regüle etmiş, arkasından da oraya yerleşmiş dostlarla  sohbet masasında bulmuştuk kendimizi. Yaşam sevdiklerinizle, dostlarla güzeldi, hele bir de çok sevdiğiniz bir yerdeyseniz, zaman dursun istersiniz.

Dereköy Kavakderesi’nde ağaç dikimi zamanıdır. Limon, çağla bademi, erik dikimi bir heyecan ki, herkesin ‘bir dikili ağacı olsun’ festivalidir sanki. Esma ve kızı Dicle’nin limon ve portakal ağacı, Nilgün’ün mandalin ağacı olur da, Sevgi’nin çağla bademi olmaz mı ? Yapılaşmanın henüz olmadığı bu bölgede nefes alış-verişleri bir başka oluyor insanın. Araba kullanırken çok dikkatli olacaksınız, inekler, keçiler ve de güzelim eşekler keser yolunuzu Kavakderesi’nin toprak yollarında…

Gümüşlük’te çay molasını, Turgutreis’te Büyükadalı dostları ziyaret, Küdür mevkiinde biraz hüzünle Sevinç-Erdal Alantar’ların boş evlerini dışarıdan ziyaret izler. Neyzen Tevfik’in, Zeki Müren’in, Cevat Şakir’in Bodrum’unda aklımız kalarak, vazgeçilmezimiz İstanbul yollarına düşülmüştür artık.

İyi yazlar, sevgiyle…