Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Yakamoz
Cem Yalçın BayerCem Yalçın Bayer

Hayatta figuran olanlara...

08 Eylül 2012, Cumartesi - 02:36
Figüransan işin zor. Kimse seni bilmez sana bakmaz alıcı gözüyle. Adın üzerinde figürsündür. Orada öyle durursun. Birileri gelir sana bir şeyler söyler yaparsın. Sonrada hatırlanmassın.


Filmleri izlerken hep dikkat ettiğim bir şey olmuştur. Bir ana kahraman vardır ve her şey onun üzerinde döner. Tamam  buraya kadar normal olması gerekende bu zaten diyeceksiniz. Acele etmeyin bitmedi. Birde figüranlar vardır. Bir an görünür sonra kaybolurlar.

Özellikle aksiyon filmlerinde başkahraman kudretiyle herkesi alt eder, girdiği her yerde önüne geleni öldürür. Kapıdan biri elinde silahla çıkar ve anında öldürülür, sonra bir başkası, bir başkası daha. Tamam bu da normal ne var bunda diyebilirsiniz. Bir şey yok aslında.

Beni ilgilendiren o bir an görünüp kaybolan figüranlar. Hayat hep baş kahramanın üzerinde döner. Oysa ben hep o figüranlar ile ilgili senaryolar kurarım kafamda. Nihayetinde onlarda insan. Aileleri var, belki evliler çocukları var. Anne ve babaları, kardeşleri, arkadaşları....... bir hayatları var. Bir sahnede ölür ve giderler. Kimse dönüp arkasına bile bakmaz onlar için. İzleyenlerin hiç umurunda değildir. Bir an görünür kaybolurlar. Saniyenin onda birinde belki. Sonra kimse için yoklar. Onların ölüm haberi ailelerine nasıl ulaşır, kimler yıkılır, kimler mahvolur, bilmeyiz, önemlide değildir zaten.

Hayatın gerçeğinde de böyle. Filmlerdeki figüranlara baktığım gibi bakmaya çalışıyorum çevremdeki insanlara. Hayatıma bir an girip çıkan o arkalarında nasıl bir yaşam olduğunu bilmediğim insanlara. Evime kargoyu getiren kargocu çocuk, trafik ışıklarında bekleyen bir ihtiyaç sahibi, jeton aldığım iskele görevlisi, sitemin girişinde ki güvenlik görevlileri, pazarda eriğin fiyatını sorup avucundaki parasına bakıp sonra çok pahalıymış diyen seksen yaşındaki teyze... Daha sayayım mı? Hepsi bir an girip çıkıyorlar hayatıma, hayatımıza. Ne kadar farkındayız onların, ne kadar fark etmeye çalışıyoruz onları? Hayır fark etmiyoruz. Onlar figüranlar, rollerini oynuyor ve çekiliyorlar. Ya hayatları, ihtiyaçları. Bize ne? ben kendime bakarım diyebilirsiniz. Bugünün dünyası zaten bize bunu empoze ediyor. Hayatın baş kahramanı sensin figüranlar bir görünür bir kaybolurlar, asıl olan senin mutluluğun, senin daha çok kazanman ve senin herkesten iyi yaşaman. Diğerleri ne olursa olsun. Bir karede görünsün ve ölsün. Yeter ki sen var ol baş kahraman olarak. Figüran olmak ister miydiniz? Kimse istemiyor.

Biraz daha dikkat ve özenle bakınca insan, yaşamın ne olduğunu, hayatın bize neler sunduğunu ve bazılarına sunmadığını daha iyi görüyor. Çevresindeki herkese insan gibi davranmaya başlıyor

Etrafımızda bulunmalarında muhakkak bir sebep olan insanları görebilmemiz, duyabilmemiz, hissedebilmemiz dileğimle.

“Biz de başkaları için figüranız”