Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Gülümse
Gülsen GürGülsen Gür

Hayata aşık olmak....

18 Nisan 2012, Çarşamba - 22:07
Kova inadı, öncü depremlere hiç aldırış etmedi. Doktor tavsiyeleri hep kulak arkası edildi. İnceldiği yerden kopar zihniyeti. Arkasından '' 9 '' şiddetinde deprem.
Çantadan çıkan Acil Durumlarda arayın notu 0532 284 22.......Gencecik yaşda ki yorgun omuzları bir kez daha çökertti. Gece yarısını çoktan geçen saatlerde Cakes Queen ve Koca Yürek Antalya semalarındaydılar.
Neyse ki yazdıkları seneryolardan kötü değildi durum. Onlar nefessiz bir bedene hazırlamışlardı kendilerini gecenin geç bir vakti aranınca.
Daha yeni, Şubat tatilinde birlikte seyretmiştik ÇINAR AĞACI : babaanne torun aşkını....Göz yaşlarımızla katıla katıla, birbirimize daha çok sokularak.
Hiç aklımıza gelirmiydi, soğuk bir hastane odasında aynı tabloyu yaşıyacağımız.
Ertesi gün anlattı, kanatsız melek çiğdem hemşire, çimen rengi gözleri dolu dolu.
Önce sokmak istememişler onu, dururmu??? Koparmış kıyameti.
Uçak seferlerinin iptal edildiği o çok soğuk karlı günde de
aynı şeyi yapmış, o gün Antalya'ya uçan yegane uçakla yüreğime konmuştu.
Baş ucum da seslenmiş ''Aç gözlerini nolursun, bak ben geldim, kahramanın demiş. Sürekli ağlıyarak....
Sonunda '' Bak anneanneciğim üçe kadar sayacağım, açmazsan gözlerini küsüp gideceğim '' Tam 35 dakika 1 den 3 e gelememiş bir türlü. Biiiiiiiiiir........, İkiiiiiiiiiiiiiiii........ Uzun bekleyişlerden sonra 2,5. Takılı kalmış 2,5 da katıla katıla ağlıyarak. Birden ''yuppi '' diye bir çığlık ve arkasından '' Yaşasın 3 diye bağırmış.
Gözlerimi açtığımda ''Bu bir rüya herhalde '' dedim. Çünkü 4-5 saat önce bin bir şaka ile telefonla konuşmuştuk. Islak yanaklarında ki yaşın tuzunu dudaklarmda hissedince anladım gerçeği, sarıldık bir sevgi yumağı olduk. '' Yine birlikteyiz üçümüz '' dedim. Güçsüz kollarımla dahada çok sarılarak.
'' Sürpriz bak birisi daha var '' dedi. Haliyle kapıya yöneldi bakışlarım. Çantasını açtı, '' NİVER'' de burada, sen onu çok seversin'' dedi. Yüzünü dahi görmediğim Niver' in kokusu geldi burnuma. '' NİVER '' i Nivermişcesine öptüm, kokladım......Yürek kokuyordu, ışığı loş odama aydınlık oldu. Benden haber alamayınca yaptıklarını anlatamam. Yunus Emre'nin dişi versiyonu, bu seferde Ferhatın dişisi olup dağları delmiş, benden haber alabilmek adına.....Nasıl bir insanlıkdır bu ??? Günümüzde iflas eden bu hasletden fazlasıyla nasibini almış.
Sevgili kardeşim Atilla, o benim yaşamımın sağlıkla ilgili bölümümün nöbetçisi......Kendi ağrılar içerisinde kıvranırken, kilometrelerce uzakta ki kardeşine şifa oldu. Telefonu kapattığımda Özgü ile çarpışan gözlerimizde hüznün değil, minnetin gözyaşları vardı.
Canım kardeşim Gülten' im için hiç bir şey yazmıyorum o zaten hep benimle.....Hiç yalnız bırakmıyor ki.....
Yalnız o mu beni yalnız bırakmayan??? Son aylarda birisi bana ''ABONE '' , yapıştı yakama gitmek bilmiyor. Her türlü yolu denedi......Zehirlemek istedi, olmadı. Yerden yere vurdu, oramı buramı kırdı. En vahimi görenlerin gözlerinin yerinden fırladığı, hatırladıkça dehşete düştüğüm. Derinim le birlikte ikimizi çatır, çatır yakma tuzağı......
Bütün bunlara rağmen yıkılmadım, ayaktayım diyebiliyorum.
Şimdilik başımdan gitmesine gitdide.....Gelir yine o, beni pek sevdi.
Nasıl olsa eninde sonunda seninim....
Birazcık zaman tanı.......