Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Hayat acemisiyim...

24 Haziran 2013, Pazartesi - 23:28
Sıcak serin sarıyor, dokunuşunda yaz nağmeleri ılık ılık...Su uyanışında, derin nefes alışların, sözsüz melodisinde...
Dirhem dirhem dökülüveriyor, ünlemsiz..
Martılar çığlık çığlığa deniz üstü turunda, gecenin beyazlığında çok laf anlatıyor duymak isteyen her kulağa...
Uzak seyirler yakın temasta...
Ağır edabıyatın, basite indirgenişinde,  tema veriliyor, üç beş satır karalansın satır doldursun diye...
Masa donatılıyor aslan sütüne meze olsun diye...Tasvir edilmesi en kolayı, zoru gönlü kaplayanı sunmak...
Varbet bakıyor göz kırpmaksızın, anlam yüklüyor her olana bitene...
Muhabetin adabında sessiz ve derin derin...
Sonrası yudumluyor, genze dolan mereti uslubunun ağır edasında...
Bakışta toplanıyor üç beş kelime sonrası, sus pus..

“Dinlemek lazım önce dinlemek” diyor....Genzini temizlerken...Çocukluğunda oynadığı bir oyunun hikayesi etrafında aktarıyor her ne ise ima ettiğini...
Aşık, atardım küçükken...Mamam kızardı, ama kim dinler ki.. Ceviz alırdım her kazandığımda...İşi büyütmüştüm sermayemi kemiği...İçini doldurmuştum kurşunla, ağır gelsinde, yeneyim diye...Evde dayak malum, malum da kim tutar ki...Tutamadı zaten...Büyüdüm dünü gün ettim, kazandığım cevizler hep cepte...Ama yendiklerim değil yenildiklerim hep beyinde...
Bağzı şeyler hiç değişmiyor diye de ekledi...ve yineledi “ezberi bozmak lazım bağzen“...
Sessizliği yırtan cümle çarpıyor gönül çeperime...
Usta olmak lazım hem içerken, hem konuşurken...
Çıkarılacak ders mi, yok sa düne yazılacak anekdot mu?

Hikayeler hep anlatılası,  ama bilinen tek gerçek hayat acemisi olmakta sanırım...
Siz ne dersiniz?