Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Ham idim, pişiyorum...

29 Ağustos 2012, Çarşamba - 03:31
Kaplamışsa tüm benliği tüm gönülü, hediye...
Huzurun kapısından geçişin büyük ödülünü, almanın gurur ve mutluğunda, yol alıştasındır.
Yarına umutla sevginin sarışında...
Dile gelir mi?
Gelir...
Konuşur mu?
Kendi kendine kendi deyişinde...
Haykırır...
Mucizenin şaşkınlığında...
Alem tek bir sese, tek bir ışığa,  tek bir bedene dönüşür...
Söz mü dinler o sıralar...
Ne mümkün!
Gönül gülünce, yüz gülüyor, göz gülüyor, hem de olur olmaz anlarda, zamansız varoluşlarında....
Hamd olsun, her gönül sevgisiyle, seveniyle bir olsun diye yakarışın arşa yankısı yükselir...
Mantığı devre dışı bırakışın, öyküleri yazılır, düşlerin huşusunda...
Susarsın, gülersin...
Ağlarsın, gülersin...
Anlatırsın hiç durmadan, hem de olur olmadık, dile gelişlerinde...
Çocuksu tavrın, hayata anlam katan gönül tahtının sahibine...
Komik mi?
Yok ama gülmelere kaçışın, suya dokunuşun hazzında...
Kelimeler sırada, cümle kurmak için...
Uykunda hayallere yolculuk devrinde, uyanıkken
Uysal kedinin sırnaşlığında...
Haklılığında, haksıklığında...
Ya da gelişi güzel öylesi göz atışında...
Dağı delen Ferhat yürekliğinde...
Leyla"nın Mecnun olup söyleminde...
Şems“in bilgeliğinde...
Yaza, kış getiren,
Kışa, yaz getiren...
Mevsimsel döngünün, kalbe dönüşünde....

Minnet, yaşanır kılan TANRI ya...
Minnet, gün gelip dün deviren,  akan suyun set yıkan taşkınına...
Minnet, sevmeyi düstür edinen, koşulsun teslimiyetin en büyük bestekarına...

Minnet, gönlü kaleme teslim edişimde...

Laf tükenmez, sevene sevilene...

Minnet gönlüme, gönüle...

Minnet Sevgi Işığıma

Hep yansın, hep parlasın,  hep hep yaşatsın diye...

Yazan seven

Yazdıran gönül tahtımın sahibi...

Yazılan SEVGİ


İmza ışık...