Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Elma ağacı
Barış KaşkaBarış Kaşka

Güç

02 Mart 2011, Çarşamba - 01:35
Bir diktatörle karşı karşıya olduğunuza nasıl karar verirsiniz ? Size olan bakışından, duruşundan, konuşmalarından onun dikatatör olduğunu anlayabilirmisiniz ? ?Belki giydiği çoraplar kendisini ele verebilir ; kimbilir ? Belki de giymiyordur!Bunların hiç biri size ipuçu olmuyorsa gözünüzde muhtemelen karşınızda ki kişinin öldürdüğü binlerce insandan bir kaçının yüzü belli belirsiz belirecektir yahut nedensiz zindanlara attığı on binlerce insanın sesi kulağınızda yankılanacaktır ve o zaman karşınızda ki kişinin pek de alelade bir kişi olmadığını hemencecik hatırlayacak ve oturduğunuz yerde siz kendinize çeki düzen vererek, kaşlarınızı ona karşı ister istemez çatacaksınızdır.Bugün ülkesinin savaş uçakları kendi halkını bombalamak için havalandığında, Libya ‘nın diktatörü de hiçbir şey yokmuşcasına yabancı basına, sahil kasabası Kornişi’de balık ziyafeti veriyordu. O an Amapour’un onun için ne düşündüğünü çok merak ettim. Bir çobanın oğlu olarak dünyaya gelen, ülkesinin zenginliklerini halkının emrine vereceğini vaad eden ve işe ülkesindeki egemenleri kovarak başlayan albay , bir dönem milyonların umudu olan lider nasıl bir anda ülkesinin diktatörü oluvermiş ve güce tapar olmuştu bunu anlamak gerçekten zor. Anlaşılması zor olmayan şey ise ; liderlik ile diktatörlük arasında ince bir çizginin olduğu ve gücü ele geçiren liderin güçlendikçe daha çok hükmetme hissine kapılarak güçten adeta sarhoş olması ve zamanla gücün onu kontrol etmesidir. Her zaman liderlere ihtiyacımız var belki eskisinden daha da çok. Ünlü İngiliz düşünür Thomas Carlyle’nin dediği gibi “Halk kitlesi yerde yatan ve çürüyen bir saman gibidir. Büyük adamlar, yani kahramanlar ise gökten düşen, samanı tutuşturan, halk kitlelerini canlandıran ve harekete geçiren bir şimşek gibidir.” Bu nedenle liderler, hedefi ve misyonu ile içinden çıktıkları toplumu başka bir yere, daha güzele daha iyiye taşıyacak olan ve bu gücü de yine içinden çıktıkları toplumdan alacak, yeteneğiyle, bilgisiyle toplumun önünde, fenerini aydınlığa doğru taşıyacak olanlardır. Unutmamalıyız ki güçlü olmak ancak gücü biriktirebilmekle ve ona hakim olmakla mümkündür; bu da ancak liderlerin kendisini ve içinden çıktıkları toplumu bilmeleri ve gücün kaynağını da ancak sevgi ve iyilik ile pekiştirmeleri ile mümkündür. Bunu yapan liderler sadece kendi halklarına değil insanlığı da ışık olacaklardır.