Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Konuk Odası
Sosi CindoyanSosi Cindoyan

Gözleri dalar, deniz mavisine...

30 Ekim 2014, Perşembe - 12:31
Kadına sormuşlar, neyin var diye.
İşte sorun orda, var olan şeyler yoklara karışmış. Yoklar dalga dalga etrafında rengârenk ışıklar saçıyor. Gözlerde hayal, gözlerde keder, gözlerde umut, kadın sorar kendisine neyim var diye. Şükreder ama buruktur gönlü, hüzün ruhunu sarmış diye.
Kadına sormuşlar, neyin yok diye.
Alışmışlar bir kere “ yediği önünde yemediği arkasında” demeye. Göremezler;  gözleri görmez, duyamazlar; kulakları tıkalı, hissedemezler yaşamadıkça. Kadını anlamaz fikri dalgalı, zikrine kilit vurmuş insan. Nedendir? Niye acaba? Niye? İşlerine gelmez diye.
Kadına sormuşlar, nedir vefa, nedir sadakat diye.
Vefa, hayalet gibi kendisini takip eden, gücünü engelleyen, başını eğdiren, susturan, insani bir değer. Sadakat ise kalp atışlarıydı onun belki de nankörlüğe yenik düşen.
Kadına sormuşlar, nedir bu hüzün diye.
Toplumda denk düşmeyen her şeyden der kadın. Keşke yüreğimi beynime gömebilseydim, merhametimi içimden atsaydım, beynimi kendime yorsaydım, tahammülümü ve sabrımı zaman içinde eritseydim der ve gözleri dalar denizin mavisine. Ufka doğru süzülen bir yelkenliyi seyreder, durgun, sessiz. Ne kadar ketumdur bu deniz.