Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Eko
Erkavim YıldırımErkavim Yıldırım

Gönülü, vicdana çağrı...

26 Ekim 2011, Çarşamba - 19:13
Utanıyorum, Türklüğümden, Kürtlüğümden, Ermeniliğimden,  insanlığımdan utanıyorum. Bu nasıl bir ahlaksızlık, bu nasıl bir aymazlık, bu.. bu... Ekranda daha 14 günlük bebek beton ve demir yığının altından çıkan çelimsiz, sıska bir bebek. Soğuktan üşümüş, kurtarma ekibinin kollarında alkışlar arasında ambülansa alınıyor. Bu dünyayı daha 14 gündür görmüş. Yani 2 haftalıkken başına dünya yıkılmış. Ama inatla yaşamış, yaşayacak da. Aynı saatlerde kendini bilmez biri (Onun adını burada anıp ne bu sayfayı kirleteceğim, ne de onu yeniden üreteceğim) ağzından salyalar akıtarak, yardımı hakketmediklerinden bahsediyor. 2 haftalık bir bebek, yada 90 yaşında bir dede veya 20’sinde hamile bir kadın, 10 yaşında Serhat, Yunus, Ahmet, Mehmet, ... Onlara göre bunlar yardımı hak etmiyorlar...
Deprem öldürmüyor, bina öldürür diyorlar ya, hayır, deprem değil bu aşağılık bakış biçimi öldürür. Sen kimsin, sen nasıl birisin sen nasıl bir kin biriktirmişsin, sen nasıl bir beyine sahipsin. Faşist olamayacak kadar ahmaksınız. Faşizim bir ideolojidir, siz faşist bile olamazsınız.
“Teröre destek verirlerse böyle olur”, “Ağlama sırası onlarda”, “Hükümetin yapamadığını Allah yapıyor”, “Hakkari ve Şırnak toprağın altına gömülmüştür umarım”, “İnşallah daha büyük şiddetle olur taş üstünde taş kalmaz”, “Beter olsun yerle bir olsun Allah’ın gazabı”, “Beş kuruş yardım yaparsam ellerim kırılsın”, “Allah işte böyle vurur, Rabbim sana şükürler olsun”, “Kullandıkları kaçak elektriğin ve devlete sıktıkları kurşunların hesabını verin”, “Ölmeyi zaten hak ediyorlar”, “Allah Diyarbakır’ı da nasip eder inşallah...”
nternet sitelerinde, televizyon ekranlarında dolaşan söylemlerden bir kaçını yukarıda yazdım. Artık söyleyecek hiç bir şey yok, yapacak hiç bir şey yok. Bana yalnız utanmak kalıyor. Onun için çok çok utanıyorum.  “insan” olduğuma utanıyorum.