Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Konuk Odası
Sosi CindoyanSosi Cindoyan

Gönüllere huzur gelsin...

21 Mart 2012, Çarşamba - 18:47

Siz hiç gülerek doğan bebek gördünüz mü? İnsan neden doğarken ağlar, bilinmez. Acaba meleklerden biri kulağına başına gelecekleri mi fısıldar? Siz kahkahalarla ölüme giden birini gördünüz mü? Bu kez de herhalde Azrail onu hayatla hesaplaşmaya davet eder. Kopup gitmek zordur ve ne gariptir ki herkesin kendisine göre henüz bitiremediği bir işi var bu dünyada. Sevmeye, görmeye doyamadığı bir canı var, kendisi için gözyaşı dökecek.

Genelde, ağlayanı teselli ederiz, ağlatmamaya çalışırız. “Ağlama” demekle çözüm üretilemez, çocuk bile öyle eğitilmez. Evlâdım diye sarılmak kolaydır. Ölene kadar yüreğinizi verirsiniz ama bir noktadan sonra elinizi ayağınızı çekip kumandayı uzaktan ele almazsanız, onu hayata karşı hayat boyu korumasız bırakırsınız. Önemli olan, çocuğunuzun ağlamalarını azaltacak bir yol çizmektir.

Kiminin ağlaması duygu sömürüsüdür, kimi de kapı gıcırtısından ağlar, onlara harcayacak vaktim yok çünkü genelde onlar hatalarını, umursamazlıklarını örtmek için ağlarlar. Konuya bir açıklama getiremedikleri için, tartışmadan kaçmak ve acındırmak için kullandıkları malzemedir dökülen gözyaşları. Televizyon programlarının çoğunda da adeta kolay ağlama yarışı yaşanır ve genelde ağlayanlar kameraya oynarlar.

İnsanları ağlatmamaya, kendimiz de ağlamamaya çalışalım. Üretken bir beynin hayata bakış açısı olumludur çünkü akıl ve zekâ olumsuzluğa galip gelir. Hayat kısa…kısa…kısacık. Günümüzü sevgi ile sevdiklerimizle gönlümüzce paylaşarak geçirmek en büyük zenginliğimizdir.

Bir de çocuk gibi insanı çimdiklercesine ağlatmaya çalışanlar var. Yok yere, boş yere, hayatı zindan edercesine. Nedeni de iç huzursuzluklarından kaynaklanır. Kızarlar, kızdırırlar…üzerler, üzülürler. Oysa her biten günle üstümüze bir kapı kapanır. Anahtarı sizde midir?

Böyle bir şeydir gözyaşı. Kiminin yanağına, kiminin içine, yüreğinin ta derinliklerine akar. Hafiftir ama yükü ağırdır gözyaşının. Sıcaktır ama ısıtmaz, ıslaktır ama ferahlatmaz, yanakta kurur ama ciğerini yakar. Yaşlar akar içemezsin, şeffaftır bilemezsin. Gözyaşları sel olsa da neye yarar? Sana zarar, bana zarar.

Melekler, insanların üstünde kümeleşen kin, hırs, yalan, hile, kıskançlık bulutlarını dağıtsın, gözyaşı yerine gökten inciler yağsın. Gönüllere huzur gelsin, hayatımız sevgi ile yoğrulsun.