Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Eski Sandık
İmre Gaffaroğullarıİmre Gaffaroğulları

Gönülden dökülen inciler...

07 Temmuz 2014, Pazartesi - 02:38
Sarı farem hayat anlamım minicik bedenini dizkapağım ile bacaklarımın boyuna sığdırdığım bebeğim...Şimdilerde  büyümüşte en yakın arkadaşının düğününün de brides' mate olurmuş. Darısı senin gelinlikli hallerine birtanem, eh artık bizde o günleri görebiliriz işallah sana ve biricik oğlum kızıma, bana verdiğiniz babalık duygusu için hayatıma kattığınız herşey için...
Bugün olduğum yerde adam gibi olabildiysem eğer sebebi olduğunuz için minnettarım, zaman geçince,hayat akınca daha da bir idrak ediyorum.
Bu yaşama neden bir yeni yaşam daha getirmenin ne yüce ve anlamlı bir gerçek olduğunu ilk doğduğun an gibi annenin göğsündeki ilk dondurma tadını alışın gibi yılların içinde birlikte yaşayıp paylaştığımız herşey gibi tanrının bana verdiği bu lutfa sonsuz minnet duyuyorum.
Sen ve Kezo hayatımıza bir anda katılıp değer ve anlam katmasaydınız eminim ne ben nede annen şimdi olduğumuz insanlar olabilirdik...
O yüzden bu kısa ,ama çoğu zaman boş geçen yaşamda odağımız,merkezimiz oldunuz bize olgunlaşmayı, karşılıksız sevmeyi, almadan önce vermeyi, öğrettiğiniz için çok mutluyum.Şimdi artık yıllar sonra ilk yola çıkan iki insan gibi olamasakda ayrı ayrı dünyalarda ve hayatllarda sizi çok ama çok seviyoruz ve sizden öğrenmeye devam ediyoruz annenizle birlikte,,,,İyiki varoldunuz ve biz biz olmayı öğrettiniz Trustin Urtruth.
Canım oğlum Kaz Kane sen benim ellerime doğan ilk bebektin ve hayatımda hiç olmadığı kadar ve hiç birşeyde duyamıyacağım kadar bir heyacanı yaşattın bana,o kadar sakin ve rahattınki doktorlar bile endişe etmeye başlamışlardı ki,tamam ,tamam geliyorum dedim bizim yaşamımıza ,sonraki yaşamımızda seninle birlikte yaptığımız herşeyi,bitmeyen oyuncakcı dükkanı ziyaretlerimizi,ilk hastalığındaki telaşımızı,ilk defa uçurduğumuz uçutmaları seninle olduğum için içimde yaşattığım çocuk için sana ve ablana borçluyum.
Siz bunu o günün koşullarında ve çocukluğunda yaparken ben ise bir zamanlar benim de çocukken ne kadar mutlu olduğumu hatırlayarak yaşadım.bana yasadıkların ne olursa olsun asla içimdeki çocuğu ihmal etmemem gerektiğini öğrettin ,onun için her anını,sonuna kadar hissederek yaşadım. Birgün kısmet olursa başka bir zamanda artık eskisi gibi çocukluğu değil ama insan gibi olmayı, sevmeyi ve sevilmenin ne kadar herşeyden üstün olduğunu deneyimlemek ve aradaki kayıp zamanlarımızı kapatmak için sizinle birlikte olmak tek amacım .
Eğer bu kadar koşuşturmacının içinde seni kırdımsa, minik yüreğine dokumadıysam beni affet, bazen yaşamak zorunda olduğumuz hayatları yaşadığımız için pişmanlık duymadan nefes almaya devam ederiz..
Bu bizim tercihimiz olmasa bile zira hayatta birşeylere kavuşmak için diğerlerinden geçicide olsa vazgeçmek zorunda kalıyor insan,olmalı mı? Belkide hayır ama işte yaşam dediğin nedirki yaptığın seçimlerler ödediğin bedeller arasında seni büyüten bir süreç...
Seni seviyorum evlat...
Sende yaşamının oratsına hep o sevgi denen varlığı koy inan iyi geliyor bazen kavuşamasanda iyi gelir oğlum.. Canım yüreğini kırılgan hassas ruhlu ufaklığım benim..