Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Gülümse
Gülsen GürGülsen Gür

Gönülden dileyince...

16 Mayıs 2012, Çarşamba - 20:49
'Sesin iyi gelmiyor, ben seni bir okuyayım '' dedi.
''Telefondan olurmu? dedim.
''Olur olur '', niye olmasın? dedi.
İki yaşında başladı bu işe, nerden, kimden öğrendi meçhul. O minik tombul ellerini, havaya kaldırır, mırıl mırıl bir şeyler okur, üç defa sağı solu üfler,ellerini yüzüne sürer ''AMİN '' deyip konuyu kapatır.Sekiz senedir artık profosyonelleşti.Düşene, kalkana,hastaya, dertliye herkese okur.Uzak yola gidenlerin seremonisi biraz daha farklı. '' Allahaısmarladık '' diyenin yakasına yapışır.''Durun ben sizi bir okuyayım ''
der,okuyup üfledikten sonra, üç tas su döker, sular seller gibi gidin, dönün der.
Karne tatilinde gelmişti yanıma ,elimi yaktım. Bir yandan ağlıyor bir yandan '' Nazar değdi sana okuyum '' diyor.Oturdum yanına bekliyorum okusun diye. O bana bakıyor, ben ona bakıyorum. ''Hadi okusana '' dedim. '' ÖRTÜ '' dedi.Canım yanıyor,'' boş ver örtüsüz okuyuver '' dedim.Kaşları çatıldı, sesi kalınlaştı ''Anneanneciğim Allah'a saygı ''.dedi.Aklıma geldikçe yüzüm kızarıyor.
Arkadaşlarım '' BÜYÜCÜ '' diye isim taktılar, bu kız kime çekti? diyorlar....
Kime çekecek.......?

Karşı Dairemizde Fenerbahçe Klubünün Masa Tenisi sporcuları oturuyor.İkisi Koreli, biri Türkmenistanlı.Yedi düvelle barışık ben bu iki mimiksiz Kore'li ile barışamadım.Bunlarla merhabalaşmak için dünyada ki her dilden merhaba ve nasılsın? sözcüklerinı öğrendim.Her türlü tebessüm, gülümseme tekniklerini denedim, sonunda pes ettim..
Türkmenistan'lı Yıldız da, gerçekten bir Yıldız. Gülerken sadece dudakları değil gözleri de gülüyor.İlk günden çok sevdik birbirimizi. Kapı arası, Asansör içiyle sınırlı dostluğumuz.
Geçen sene bugünler arkadaşımla kahve içiyoruz.Kapı çaldı, karşımda Yıldız bembeyaz yüzü,ağlamaklı sesiyle heyecanlandırdı beni. Kendine özgü aksanlı Türkçesi ile '' Ben çok hastayım,kulüp hastaneye götürdü,ilaç aldım, iğne oldum hiç fayda görmedim. Benim anne seni biliyor, ben ona anlatıyorum.'' Sana Nazar değmiş ona söyle seni okusun '' dedi demezmi. Aman Allahım şimdiye kadar böyle bir şey yapmışlıyım yok topu topu üç tane dua biliyorum, Nazar için ayrı bir dua olmalı.
Kıızcağız o kadar inançlı ki ben okursam iyileşeceğine. ''Gel okuyayım '' dedim, başımı örttüm bildiğim dualları Derin'in yaptığı gibi mır mır okudum önce üç defa sağa sola, sonra kızcağızın yüzünü üfledim.
Yıldız'ın yüzüne baktım, o ağlamaklı yüzün yerinde yıldızlar ışıldıyor. ''Sağol çok ferahladım, Cumartesi maç var, ben oynamazsam Maçı alamazdık '' dedi.Sarıldı ,öptü defalarca teşekkür etti.
Arkadaşım'' Senin bu tarafını bilmiyordum '' dedi.Bende yeni öğrendiğimi söyledim.
Pazartesi gün Yıldız kendisinden büyük bembeyaz Peluş bir Ayı ile geldi.'' Derin çok sevinecek '' dedim.'' Derin' e değil sana ,bak burada ne yazıyor '' dedi Ayıcığın kollarının arasına Kırmızı Kalp bir yastık üzerinde '' I LOVE ''....''Niçin bana dedim? '' Senin sayende maçı kazandık ,hemde Milli Maçtı dedi sarıldı öptü.Gerçekten çok duygulandım, benimde gözlerim doldu.
İnanaçla elde edilmeyecek hiç bir şeyin olmayacağının isbatı idi bu....
Farkında olmadan bende Milli olmuştum....

Tam noktayı koydum yazıyı yolluyordum ki - Kendim yaşamasam asla inanmam - Telefonum çaldı. Özgü '' anneciğim şimdi Yıldız' la karşılaştım, selam söyledi, birde sana müjdesi var '' AVRUPA ŞAMPİYONU '' olmuşlar. ''Annene haber ver sevinir '' dedi...

Şu anda hayretle karışık bir sevinç belirdi yüzümde...........