Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Gönlü güzel saranlarım var...

22 Ocak 2014, Çarşamba - 11:00
Devrik cümleler kuruyor gönlüm, salaş kuytularda...
Bedenim kırgın, gribin sarmalarında...
İş yürütüyor beyin durmaksızın...
Ara nefes alışlarında, iyi haber bekleyişin özleminde...
Şifa bulsun tüm rahatsızlıklar dileyişinde...
Derken, sıcacık bir ses sarıyor, önce kulağımı, sonra benliğimi...
Düğümlenmişliğinde dağıtıyor, her karabulutu..
Kuraklığa inat, yağmur yağıyor yeniden her zerreme...
Teşekkür dilde az kalıyor, gönülde çokluğunda yankı buluyor...
Öze, dönüşün keyifli öyküsü yeniden sahnede...
Mutluluklar büyütüyorum...
Her nefes alışın kıymetinde...
Her şeye, her yere yeten sevginin kilit kırışlarında olmak ne güzel..
Yarın göçüp gidenin arkasından konuşmak en kolayı, mühim olan günde yaşarken duyabilmek...
Kulağı çınlatan içsel coşkunun dansa dönüşümünde...
Başlyorum içimden minnet ettiklerimi tek tek saymaya...
Sonra diyorum ki...
Ne büyük zenginlik, gönlü güzel, saranlarım var...
Gönülsüzlük türküsünün nakaratına takılan her kötülüğe inat...
Her gülücüğüm bir dağ yıkıyor, hayatı kolay kılmak adına...
İyiler ve iyliklerin hiç gitmeyişinde, elvedam sadece hüzne..
Elinde fırçasıyla önce kendini, sonra tüm evreni karaya boyuyacağım diyenlerin, beyaz ile yokoluşuna öylesine bakarken...
Bağlamam elimde, sazın teline vuruyorum, çalmayı bilmeden...
Hop trina, nayda hop trina...
Ha bu hoyrat tasfirde, ‘ruh hastası’ teşhisini koyanlar olsa da
“Temizim ya siz ona bakın” diyip geçiyorum...
Ve ekliyorum,  önce kendimi sonra herkesi seviyorum…
Salaklığım iyiliğe dair, akıllı olup gönülsüz olacağıma...
Razıyım deli olmaya çünkü yürekliyim...
Ezip geçen ego denen değneye tutulmuşun başı dik olsa ne olur gönlü ezik olduktan sonra....