Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Gökkuşağı çıktı karşıma...

13 Eylül 2013, Cuma - 04:11
Sonbaharın sararmışlığında, grinin ağır bulut taşıyışında...
Gökyüzü yağmur döküyor, rüzgar bulut savuruyor...
Güneş ara ara kapasa da sabaha ilk uyanış onun göz kamaştırmasında gizli...
Gökkuşağı çıktı karşıma, altından geçiyorum tüm dileklerim yerini bulsun diye...
Ve yüreğim tutuşuyor...
Aman be diye kahkahaların arşa yükselişine tanıklık sadece serbestliğinde...
Sokakların renkli ayak seslerinde kapı önü kaçışlarında, mektuplar duvara afiş olarak yapıştırılıyor...
Oysa gönül çoktan resm etmiştir ki....
Bilirken, bilmez gözükmenin çapkınlığında....
Yere düşmüşe el uzatmanın ağırlaşan karanlıktaki ishak kuşunun kulak tutanında...
Oysa insan olmanın insanlık sıfatında...
Savulacak zaman...
Ve bir kez daha, teşekkür ediyorum....
Minnetim yere diz çöküşümde...
İyi ki hayatımdan geçtiniz,
İyi ki aynamla bir kez daha karşı karşıya getirdiniz...
Ve silinmeyecek notlar arasında kelimeler arasına katıldınız...
Tangonun kendi kendine özgürlüğünde, uykusuzluğunda ayakta uyuttuğunu sanmanın ego tamirinde katkımın büyük keyfinde...
Yaratana kurban,  sınavların  finalinde hep iyilerin iyilikle kaldığı ve mutlak kazandığını bir kez daha ıspatı için...
Yeni boyuta yol aldıran, kendi misyonundan habersiz tüm dost yüzlü dost gülücüklü kötülüklere...
Sevgi ve ışıkla yazan kalemimden dökülen...
Haylaz çocuklukların yiğit yüreklerine hayranlığım,
görselliğin renk cümbüşünde, merdivenler gri diye değil yürek karanlığı sildiği için boyandı...
Gönlü karanlık, renkli olsa ne yazar ki?
Cesaret, hayata evet diyebilmek...
Marifet ise kimseye “hayır” diyememek değil,  gönlü dili bir gülümseyebilmek...
Ve en azından bir teşekkür edebilmektir...
O nedenle diyorum ki....
Teşekkürler kapı önünde renkleriyle tokat atan güzel yürekler...
Renginizi belli ettiğiniz için....