Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Gitme, daha çok erken...

19 Ocak 2014, Pazar - 11:58
Kulağımı saran bir melodinin hüzün dağıtanında... Gözüme ilişen, dost gülüşün altına düşülen notun ince mesajına takıldım...
“Sakın gitme” diye yüreğim çınlattı...
Yitiklerin sızısını iyi bilmenin ağır tınısında...
Uzağın seyrinde...
Yaşam denen sahnede,  meslek olarak oyunculuğu seçmişin,  duruşunu beğenmenin dışında, az duyduğum hayranlık,  “adam”lığıyla ilgili sanırım...
Nişantaşı nın kaldırımlarında kitap satıyordu,  sonra dizilerin, sonra filmlerin aranan oyuncusu olarak tanıdım...
İstanbul da yaşaman getirisindenmidir bilinmez, aynı mekanlarda, aynı ortamlarda bulunma şansını yakaladım..
“Bir kare resim” alalım mı cinsinden değil görüneni değilde görünmeyen yüreğinde neler saklıyor diye hep baktım...
Derin bakmışım ki?
Bıyık altı gülümsedi,
İki lakırdı sonrası, şivemin bozuk seyrinden olsa gerek
“Kıbrıslımısın” dedi...
Gülme sırası bendeydi, başımı  değil değil diye salladım...
“Almancımısın”...
Yok yok dedim...
Yanımdaki arkadaşlarım muhabetin seyrindenmidir bilmem ama katıla katıla gülüyorlardı..
Ermeniyim dedim...
Oturduğu yerden kalktı ve elimi öptü...
“Severim Ermenileri” dedi...
Öylesi bir anekdot...
Mekanın sahibi,  güzel dost, ise ekledi, Nejat İşler*i severim. Özüyle sözüyle bir ...
“Ben de severim dedim,, bende”
Bazen hiç tanımasanızda, hiç bilmesenizde, hatta hiç görmesenizde bir başka sıcak, bir başka sarar sizi...
İşte öylesi bir izleyen olarak,  saygı ve hayranlıkta baktım hayatta değil ama filmde iyi oynayan sanatçıya...
Ve yetemediğim durumda sadece diledim...
Gİtme, lütfen, daha çok erken...