Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

"gel içeri gir*...

19 Kasım 2012, Pazartesi - 13:29
Gökyüzünü tavaf eylemek, yeryüzündeyken,..
Kuş bakışı alemi seyrederken, ani yere çakılışlarda, öğreniyorsun düşmeyi...
Haydi bir daha kanat çırpayım derken, rüzgara karşı yolalışında, direnç yerine onunla bir olmayı algılayabilmek...
Bu kadar kolay mı?
Yaşarak görüyoruz, yaşayarak..
Sözler havada asılı kalınca, içselleşmeyince ağız dolusu tüketişler, sonsuzlukla bir oluyor...
Rüzgarla bir oluşunda kanat çırpışın doğallığında şaşkınlık...
Olması gereken oluyor...
Eeee diyorsun eeeee!
İyiymiş, güzelmiş, özgürlük...
Sonrası başlıyorsun, YARADANA minnete, YARADANA  teşekküre, alemin parçası olmanın büyük keyfine...
Mucizeler hayatta nefes alışlarda, görmesine bilene...
Herkesin doğrusunu, değil. gerçeği bilen gönlüne, verdiğin öneme...
Deyişlerin değil. dememişliği duymaya..
Görünenin değil, görmen gerekene
Anlatılan değil, anlatılmayanı kendi yol alışında kendi buluşuna...
Planlı değil, plansızlığa evrenin çalışmalarına ortak oluşuna...
Öğrenince öğretileni,  öğretene minneti...
Teşekkürüm tüm aleme...
Kapılar açılıveriyor, **gel içeri gir** diye...
Gerisi gönülün klavuzluğunda tek bir adımda...
Sonrası ne mi?
Su akıyor yatağını buluyor...
Gönüldaşların ışığına bakıp, dağı düz eyliyorsun düz...
“Sevgiyle dolan gönlü verene kurban”