Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Gel de yazma...

27 Kasım 2012, Salı - 05:24
Ne başı var hikayelerimin, ne de sonu...
Hiç başlanmayan, hiç biter mi? diyorum..
Yaman çelişkilerde boğuşanın, nafile duruşunda..
Olsa olsa kalem konuşuyor, beyaz kağıdı tırpanlıyor...
Yazamadığım ne varsa yazıyorum...
Söylenmemiş ne varsa, onu söylüyor kalemim, üstelik torpilsiz, üstelik tarafsız..
Okuldaşlarım imlalara takılı kalırken, kelimelerim öylesi kuralsız akıyor..
Gönüldaşlarım, içeriğin büyüsünde yol ala dursun..
Sorgusu olanlar, “Sen yazıyorsun, ya biz” diye serzenişte...
Gece inince günü devirmeye... Başlıyor dövünmeye, asileşiyor kelimeler sığmıyor artık hiç bir yere...
Kelimeler, cümleye, cümleler satırlara dönüşüveriyor...
Sevgimi dile getiriyor, sevgisizliğimi, isyanımı, feryadımı, acımı, tatlımı, hatta gülüşümü, ağlayışımı...
Yağmurlar biriktiren gönlüme inat, coşuyorda coşuyor...
Beter çizgilerde, çıldırtan dengelerde, yaprak döken ağaçın seyrinde,..
Ah diyişimde vahlar biriktiriyor..
Oh derken oflar besleyişinde...
Büyük okyanuslarda ıslanmadan yüzmek misali günleri deviriyor, yarına ışık oluyor..
Veda havaları soluyan gönlüme, *dur daha gitme senle çok içimiz var” diyiveriyor...
Yorumsuz anlarıma, şahit oluyor...
Yıldızsız gecelerimde ay oluveriyor...
Sevgisizliğimde, sevgili,
Omuzsuzluğumda, omuz
Susuzluğumda ise su oluyor, su...
Gel de yazma,
Yaşanmışlığın sayfalarda hayat buluyorsa, gönlüme denk cümleler kuruyorsa gönlüm,
başı sonu belli hikayeler vuku bulsaydı ömrüm, yazarmıydım acep...
Söz tüketmek varken, yaşamak daha hoş olurdu sanırım...
Işık oluveriyorsa, karanlığı aydınlatan her cümle...
Gönlüm görmek istemesede kalemim gör diyorsa..
Gel de yazma diyorum yazma...
Ama yazıyorum, yazıyorum, boğulmadan kulac atmak adına,
yazmayan tüm gönüller adına.