Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

Geç kalınmış figan değildir bu...

17 Ekim 2011, Pazartesi - 23:31
İşte, İnönü'de açılan pankartın anlamı

Guti’nin kadroya alınıp ilk 11’de olması “Karnaval” futbol açısının çöküşü açısından günün en önemli gelişmesi, Bu durum beni de pek keyiflendiriyor doğrusu amma..
İnönü’ye girdiğimde Çarşı Grubu’nun astığı kocaman resimli pankart, bir başka yanlıştan dönüldüğünü de anlatıyor. 3 iyi adamın resmi var asılan pankartta.
Parlak, süslü kelime ve cümlelerle “Aklanın da gelin” demişlerdi.
Yalnız bırakılmışlardı..!!
Böylece taraftar da küstü. Gelmez oldu maçlara..
Oysa evrensel hukuk ne diyordu:
“Bir insan suçlu olduğu ispat edilene kadar SUÇSUZDUR”..!!
Kenya’da Somali’de bile.. Hatta, Antartika’da bile..
Dünyanın neresinde suçu ispat edilmemiş insanlar yakınları tarafından terk ediliyordu ha!?
Şimdi, o 3 adamın resmi asılı Çarşı Grubu’nun üstünde.
Altında da “Sizinleyiz…” yazıyor..
Ortada Serdal Adalı, sağında Tuyfur Havutçu, solunda Ahmet Ateş..!!
O güzel şarkıdaki gibi “geç kalınmış bir figan değildir bu” yanlıştan dönülmenin adresidir..
İşte bu yüzden de suçları ispat edilmediği sürece Beşiktaş’ın gerçek Hoca’sı Tayfur Hoca’dır.
Birden,
“Dünyanın en yüce tahtına da çıksanız,
oturacağınız yer, kendi kıçınızın üstüdür..” sözü geldi aklıma..(X)
Neden geldi, bilmiyorum ama geldi işte..
İnsan üzülüyor tabii İnönü’de böyle boşluklar gördükçe..!!
Hangi takımı tutarsanız tutun, asla ama asla küsmemeli insan sevdiğine..
Küslükler kısaca sürmeli bence
Çocuğunuz yaramazlık yaptığında bağırıp çağırır, ceza verirsiniz..
Ama evlatlıktan reddetmezsiniz..
Takım sevgisi de böyle bir şey işte..
Stat resmen boş sayılır..
Bu kadar “Yıldızı” olan takımın seyircisi bu kadar mı olmalı..!!?
Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı Erdoğan’a Çarşı Grubu’nun açtığı başsağlığı pankartı Beşiktaş seyircisinin nasıl da duyarlı olduğunu gösteriyor..
Yazıyor ki, “Sayın Başbakanımız Başınız Sağ olsun”,
Diğerinde “Cennet annelerin ayakları altındadır, Mekanın Cennet olsun Tenzile Anne..”
İyi günde kötü günde bir olmak, bu işte..!!

Bu arada, maçın başında Kayseri inanılmaz bir gol kaçırdı. Aslında Rüştü kurtardı..
Hemen arkasından Edu’nun topuk vuruşu yandan dışarı çıktı. Gol olsaydı çok şık olacaktı.
18. Dakikada Fernandes’in düşürülmesinden kazanılan vuruşu Guti kullandı..
Kaleci çataldan çıkardı.. Gol olsaydı “Guti’nin muhteşem dönüşü” derlerdi..
Kayserisporlu Beşiktaş’ın ceza sahası içinde elle oynadı hakem düdük çaldı ama kart göstermedi.. Tabii, seyircinin tepkisi ile de hakem “Tuhaf” kararlar vermeye başladı.
27. dakikada Edu düşüyor kalkıyor düşüyor..
Öyle, yarma gibi olup da çıtkırıldımdan yere atan futbolcular gibi değil..
Hani adamda fizik var, güç var ama hop atar ya kendini yere.
Sonra da hakeme en “saf surat ifadesi” ile bakmaya çalışır.
Oysa o fiziği ile “basıp” gitse, belki gol atacak belki de gerçekten penaltı olacak..!!
Diyelim ki hakem SAF, verdi penaltıyı. N’olcak..!!
Oradan gelecek GOL’ün hayrını, ortaya karışık salata yapsınlar.. Ben istemiyorum..
Yeneceksen, adam gibi yeneceksin rakibini, erkekçe..
52. dakikada Edu’nu yarattığı pozisyonda Guti muhteşem pas verdi.
Edu çaprazdan vurdu kaleci tutmayı başardı.
Hemen arksından Rüştü’nün yerine giren Cenk topu kontrol edemedi..
Yürekler de ağaza geldi tabii..
55. dakikada Edu yine Siyah-Beyaz taraftarları ayağa kaldırdı, kaleci yine başarılı oldu.
61. dakikada Quaresma yine bedavadan bir sarı kart yedi..
Ve 65. dakikada Kayseri golü buldu.. 1-0 öne geçti..
66. dakikada Q7’yi kasap gibi “kesti” Kayserili..
Quaresma’nın acı feryadı suskun statta inledi..
Carvalhal yine uyuyor.. Sezon başından beri oynatmadığı Guti’yi 70 dakika oyunda tuttu.
“Guti çok kötüydü” demiyorum ama “İyi” de değildi..
Guti’yi yuhaladı bazıları.. Niye sadece Guti..?
Sanki takım çok iyi oynadı da..!!
79. dakikada İbrahim Toraman’a kaleci çift yumrukla girdi.. !!
Hakemde bir numara yok.. Olacak iş değil..
Ve, Beşiktaş 2. golü de yedi.. 2-0 oldu..
Bu dakikalarda Beşiktaş seyircisi Kayserililerin top çevirmesini alkışlıyor.
Kendi oyuncularından bazılarını “Yuhalıyor”..
Bir takımın birbirine küs oyuncuları olursa böyle olur..
O ona küs, o da ona küs..!!
Kayseri bir gol daha kaçırdı..
Ve, Quaresma da yuhalanıyor..!! Bu bir ilk..
Dışarı çıkan Kayserisporlu oyuncuyu Beşiktaş taraftarı alkışlanıyor.
Sahada bir tek Mehmet Aurelio vardı.
Seyirci “ERNST, ERNST” diye bağırdı..
Yine taraftar uyandı da bir Carvalhal uyanamadı..
Ben ona yanarım arkadaş..!!
Tel tel dökülen bir Beşiktaş karşısında adam gibi oynayan Kayseri 3 puanla evine döndü.
Elbette, oynamayan bir Beşiktaş seyircisi de Pascal Nauma’ya sevgi sloganları attı..

Bugün, Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal’ın iyi bir yanıtı vardı..
“Fenerbahçe’nin düştüğü durum” dediler..
O da muhteşem bir yanıt verdi:
Dedi ki
“Fenerbahçe’nin düştüğü bir durum yok. Fenerbahçe dimdik ayakta. Aldıkları başarı sonuçlar da ortada”. .
Beşiktaş’ın da “düştüğü” bir durum yoktu.
Hatta, “En ufak şüpheniz varsa, alın kupayı” dendi.
Anasının ak sütü gibi helal alınan kupa için..
“Aklanın da gelin” saflığı ile seyircinin “Heyecanı, ateşi” düşürüldü.
Camianın morali dümdüz edildi..
Ancak, hiçbir şey için geç değildir..
Şimdi Beşiktaş,
yöneticileri, futbolcuları ve taraftarıyla kenetlenmeli ve DİMDİK AYAĞA KALKMALIDIR..
“Özümüz bir, sözümüz bir” diyerek “Bir” olmalıdır..

Neyse yüreğim yandı bu gece anam babam
OC yine tekneye kaçar.
En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben Can; Orhan Can..!!

(X) [Friedrich Nietzche]